TORBALI’DA İMAR KİMİN İÇİN VAR? GÜÇLÜYE Mİ, VATANDAŞA MI?


Değerli Okurlarım;
Gazetecilik; alkış tutmak değil, soru sormaktır.
Gazetecilik; korkmak değil, kamu adına hesap sormaktır.
Bugün Torbalı’da cevap bekleyen çok önemli bir imar meselesini gündeme taşıyorum.
Bir binanın çatı katı… Normalde ortak kullanım alanı olması gereken bir bölümün nasıl daireye dönüştürüldüğü iddiaları…
Bunu sordum.
İlgililere ulaştım.
Aldığım cevaplar ise soruları azaltmadı, tam tersine daha da büyüttü.
WhatsApp üzerinden görüştüğüm müteahhit Veli Kaçar, söz konusu çatı katının kendisiyle ilgisi olmadığını ifade etti. Ardından telefonla beni arayarak bu yerin Torbalı Belediyesi’nde görev yapan ve CHP yönetimiyle bağlantılı olduğunu ileri sürdüğü bir kişiye ait olduğunu iddia etti.
Ancak asıl dikkat çeken konu bundan sonra yaşandı.
Telefon görüşmesinde, haberin yayımlanmaması yönünde telkinde bulunulduğunu düşündüren ifadeler kullanıldı. “Yazarsan en fazla ceza yazarlar.” şeklindeki sözler, tarafımca gazetecilik faaliyetini etkilemeye yönelik bir baskı girişimi olarak değerlendirilmiştir.
Buradan açıkça soruyorum.
Torbalı’da imar kanunları sadece gariban vatandaş için mi uygulanıyor?
Sıradan bir vatandaş balkonunu kapattığında işlem yapan belediye, konu siyasi çevrelere veya güçlü isimlere geldiğinde neden sessiz kalıyor?
Sayın Belediye Başkanı Övünç Demir’e sesleniyorum.
Torbalı Belediyesi’nin İmar Müdürlüğü bugüne kadar bu bina hakkında herhangi bir inceleme yaptı mı?
Onaylı mimari proje ile mevcut yapı birebir örtüşüyor mu?
Çatı katı ruhsatlı mı?
İskan belgesine uygun mu?
Tapuda bağımsız bölüm olarak kayıtlı mı?
Yoksa Torbalı’da bazı kişiler için ayrı, vatandaş için ayrı bir imar düzeni mi uygulanıyor?
Daha da önemlisi…
Kamuoyunda, bazı müteahhitlerin yaptığı binalarda da benzer çatı katı uygulamalarının bulunduğu yönünde uzun zamandır konuşulan iddialar vardır.
Eğer bu iddialar doğru değilse, bunu ortaya koyacak olan belediyedir.
Doğruysa da gereğini yapmak yine belediyenin görevidir.
İmar Müdürlüğü’nün görevi, siyasetin değil; hukukun emrinde olmaktır.
Bir gazeteci olarak ne tehditle susarım ne de baskıyla geri adım atarım.
Benim muhatabım kişiler değil, kamu yararıdır.
Benim görevim birilerini korumak değil, vatandaş adına soru sormaktır.
Bugün bu soruları cevaplamayanlar, yarın kamuoyu önünde hesap vermek zorunda kalacaktır.
Eğer ortada ruhsata aykırı bir yapı yoksa, belediye tüm belgeleri açıklasın.
Eğer varsa, kim olursa olsun kanun gereğini yapsın.
Çünkü adalet, siyasi kimliğe göre uygulanıyorsa adı adalet olmaz.
Buradan Sayın Övünç Demir’e son kez çağrıda bulunuyorum:
Bu iddiaları görmezden gelmeyin.
İmar Müdürlüğü’nü harekete geçirin.
Onaylı proje, yapı ruhsatı, iskan belgesi ve tüm resmi kayıtları kamuoyuyla paylaşın.
Şeffaflık, belediyeciliğin en temel ilkesidir.
Kimse gazetecilere “Yazma.” diyerek kamuoyunun haber alma hakkını engelleyemez.

Egeden Bir Haber olarak dün olduğu gibi bugün de kamu yararını savunmaya, belgeyle konuşmaya ve gerçeklerin peşinden gitmeye devam edeceğiz.
Şehmus Gümüştaş
Gazeteci – Araştırmacı Köşe Yazarı







