EGE'DEN BİR HABER

OKULLAR AÇILDI: DEM PARTİ’DEN “EĞİTİM HAKKI KİMİN?” ÇIKIŞI

OKULLAR AÇILDI: DEM PARTİ’DEN “EĞİTİM HAKKI KİMİN?” ÇIKIŞI

Eğitimde eşitsizlik, anadilinde eğitim, öğretmenlerin güvencesi ve engelli öğrencilerin haklarına dikkat çeken DEM Parti, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde kapsamlı bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Eğitim bir ayrıcalık değil, temel bir haktır” denildi.

2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla milyonlarca öğrenci ders başı yaparken, eğitim alanındaki ekonomik ve yapısal sorunlar yeniden gündeme geldi.

DEM Parti tarafından yapılan açıklamada, öğrencilerin eğitim yılına eşit koşullarda başlamadığı vurgulanarak, özel okul, kurs ve özel ders imkanlarına ulaşabilen öğrenciler ile beslenme, kırtasiye, ulaşım ve temel eğitim giderlerini karşılamakta zorlanan öğrenciler arasındaki farkın büyüdüğüne dikkat çekildi.

Açıklamada, “Yoksulluk artık yalnızca sosyal bir sorun değil, doğrudan eğitim hakkını belirleyen temel bir eşitsizliktir” ifadelerine yer verildi.

“EĞİTİM BİR AYRICALIK DEĞİL, TEMEL BİR HAKTIR”

DEM Parti, parasız, nitelikli, laik, bilimsel ve kamusal eğitimin güvence altına alınması çağrısında bulundu.

Okul yemeği, ulaşım, kırtasiye ve temel eğitim materyallerinin bütün öğrenciler için kamusal olarak sağlanması gerektiği belirtilen açıklamada, eğitim kaynaklarının eşitsizlikleri azaltacak şekilde adil dağıtılması gerektiği savunuldu.

“EĞİTİM TEK TİPLEŞTİRMENİN ARACI OLAMAZ”

Türkiye’nin toplumsal, kültürel, dilsel ve inanç bakımından çoğul bir yapıya sahip olduğu belirtilen açıklamada, eğitim sisteminin merkeziyetçi ve tek tipçi anlayışla yönetildiği eleştirisi getirildi.

DEM Parti, eğitimin öğrencileri aynı düşünce ve kimlik kalıbına sokan bir araç olmaması gerektiğini belirterek, öğrencilerin sorgulayan, düşünen ve demokratik yaşama katılabilen bireyler olarak yetişmesini savundu.

Açıklamada ayrıca öğretmen-öğrenci ilişkisinin dayatma ve itaate değil, karşılıklı öğrenme, dayanışma ve özgürleşmeye dayanması gerektiği ifade edildi.

DEM Parti, son dönemde eğitim alanında öne çıkarılan “milli duruş” anlayışına da eleştiri getirerek, bunun yerine “demokratik yurttaşlık” anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

ANADİLİNDE EĞİTİM VURGUSU

Açıklamanın dikkat çeken başlıklarından biri de anadilinde eğitim hakkı oldu.

Türkiye’nin çok dilli ve çok kültürlü toplumsal yapısının eğitim politikalarına da yansıması gerektiğini belirten DEM Parti, başta Kürtçe olmak üzere farklı dillerin eğitim yaşamında özgürce kullanılmasının ve anadilinde eğitimin önündeki engellerin kaldırılmasını istedi.

Açıklamada, “Anadilinde eğitim bir ayrıcalık değil, temel bir demokratik haktır” denildi.

“ÖĞRETMENLERİN GÜVENCESİ, EĞİTİMİN GÜVENCESİDİR”

DEM Parti, eğitim sisteminin niteliğinin öğretmenlerin çalışma ve yaşam koşullarından bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti.

Öğretmenlerin güvenceli istihdam, insanca yaşam koşulları, demokratik sendikal haklar ve mesleki özerkliklerinin güvence altına alınması gerektiği ifade edildi.

Öğretmenlerin yalnızca müfredatı uygulayan kişiler olmadığı belirtilen açıklamada, eğitim politikalarının hazırlanması ve uygulanmasında eğitim emekçilerinin söz ve karar hakkına sahip olması gerektiği savunuldu.

EĞİTİMDE DEMOKRATİK VE YEREL KATILIM ÇAĞRISI

Eğitime ilişkin kararların yalnızca merkezi bürokrasi tarafından alınmasının yerel ihtiyaçların ve toplumun taleplerinin göz ardı edilmesine neden olduğu ifade edildi.

DEM Parti; öğrenciler, öğretmenler, veliler, eğitim emekçileri, üniversiteler, yerel yönetimler ve demokratik toplum örgütlerinin eğitim politikalarının belirlenmesine katılmasını istedi.

Okul meclisleri, yerel eğitim meclisleri ve demokratik eğitim kurullarının oluşturulması önerildi.

Yerel yönetimlerin okul öncesi eğitim, beslenme, ulaşım, kültür-sanat, spor ve eğitime erişim alanlarındaki yetki ve kaynaklarının güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.

ENGELLİ ÖĞRENCİLERİN EĞİTİM HAKKI

Açıklamada engelli öğrencilerin eğitim hakkına da özel bir bölüm ayrıldı.

Engelli öğrencilerin eğitim hakkının yalnızca okula erişebilmekten ibaret olmadığı belirtilerek, okulların fiziksel ve dijital açıdan erişilebilir hale getirilmesi gerektiği ifade edildi.

Ulaşım, yardımcı teknolojiler, işaret dili, Braille ve alternatif iletişim olanaklarının güvence altına alınması çağrısında bulunuldu.

DEM Parti ayrıca farklılıkları “eksiklik” veya “sorun” olarak gören anlayışın ve ayrımcılığın eğitim alanında yeniden üretilmesine karşı çıktı.

“BİLGİYİ VE ELEŞTİREL DÜŞÜNMEYİ BİRLİKTE SAVUNUYORUZ”

DEM Parti, eğitimde bilginin öğrenilmesi ile eleştirel düşünmenin birbirinin karşıtı olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.

Eğitimin; bilgiye erişmenin, öğrenmenin, tartışmanın, sorgulamanın ve yeni bilgiler üretmenin özgür olduğu bir alan olması gerektiği ifade edildi.

DEM PARTİ’NİN EĞİTİM VİZYONU

DEM Parti açıklamasında eğitim politikalarına ilişkin temel yaklaşımını da sıraladı.

Parti;

Parasız ve kamusal eğitimi,

Laik ve bilimsel eğitimi,

Demokratik ve çoğulcu eğitimi,

Toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı eğitimi,

Anadilinde eğitim ve dil haklarını,

Öğretmenler ve eğitim emekçilerinin söz ve karar hakkını,

Eğitimde demokratik ve yerel katılımı,

Ayrımcılıkla mücadeleyi,

Bilgiyle özgür ve eleştirel bir ilişki kurulmasını

savunduğunu açıkladı.

Açıklamanın sonunda ise eğitim emekçileri, öğrenciler, veliler, sendikalar, demokratik kitle örgütleri, yerel yönetimler ve toplumun bütün kesimleri eşit, özgür, demokratik, çoğulcu ve kamusal eğitim mücadelesini büyütmeye çağrıldı.

DEM Parti, “Eğitim hakkını piyasaya, yoksulluğa ve tek tipleştirmeye terk etmeyeceğiz” mesajını verdi.

Paylaş
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ