TORBALI’DA SİYASETTE AYNI İSİMLER, AYNI DÜZEN: ARTIK SAPLA SAMANI AYIRMA ZAMANI
TORBALI’DA SİYASETİN PERDE ARKASINDA NELER OLUYOR?
Değerli okurlarım;
Torbalı’da yıllardır siyaset yapan, belirli aileler ve belirli çevreler üzerinden şekillenen bir siyasi anlayış var.
Bu anlayış zaman zaman karşımıza “Torbalı’nın çocukları Torbalı’yı yönetmeli” söylemiyle çıkıyor.
Peki gerçekten öyle mi?
Biraz geriye dönüp bakıldığında, bugün kendisini Torbalı’nın sahibi gibi konumlandıran birçok ismin de bu ilçeye farklı zamanlarda geldiği, kaderin onları Torbalı’ya sürüklediği ve zaman içerisinde burayı yurt edindikleri görülüyor.
O halde mesele “kim Torbalılı, kim değil?” meselesi değildir.
Çünkü artık Torbalı’da yaşayan, çalışan, çocuklarını burada büyüten herkes Torbalılıdır.
Torbalı kimsenin babasının tapulu malı değildir.
Asıl mesele başka:
Torbalı’yı kim daha iyi yönetiyor, kim halka gerçekten hizmet ediyor ve kim siyaseti kendi çevresinin çıkarları için kullanıyor?
İşte burada durup düşünmek gerekiyor.
YILLARDIR DEĞİŞMEYEN SAHNE
Torbalı siyasetinde yıllardır aynı isimlerin, aynı çevrelerin ve aynı siyasi hesapların farklı dönemlerde yeniden karşımıza çıktığını görüyoruz.
Seçim zamanı vatandaşın kapısını çalanlar…
Oy isterken vatandaşa umut verenler…
Siyaset sahnesinde büyük vaatlerle boy gösterenler…
Peki seçim bittikten sonra ne oluyor?
Vatandaşın sorunları gerçekten çözülüyor mu?
Yoksa vatandaş yine kapı kapı dolaşmak zorunda mı kalıyor?
İşte asıl sorgulanması gereken nokta burasıdır.
Çünkü siyaset, vatandaşın oyunu almak için yapılan bir gösteri değildir.
Siyaset, vatandaşın verdiği oyun hesabını verme sorumluluğudur.
İTİBAR MI, HİZMET Mİ?
Torbalı’da yıllardır vatandaşın karşısına çıkan bazı siyasi aktörlere artık şu sorunun sorulması gerektiğine inanıyorum:
Bugüne kadar Torbalı için ne yaptınız?
Kaç vatandaşın sorununu çözdünüz?
Kaç kişinin evrakını gerçekten takip ettiniz?
Kaç verdiğiniz sözün arkasında durdunuz?
Ve daha önemlisi…
Vatandaşın size duyduğu güvenin karşılığını verdiniz mi?
Çünkü siyasette itibar, alkışlarla veya kalabalık fotoğraflarla oluşmaz.
İtibar, verilen sözün arkasında durmakla oluşur.
Vatandaşa verilen selamın arkasında durmakla oluşur.
Vatandaşın elinden tutmakla oluşur.
İKİ PEHLİVAN, TEK SONUÇ MU?
Torbalı siyasetinde zaman zaman aynı siyasi çevrelerden birden fazla ismin aynı dönemde sahaya sürüldüğünü görüyoruz.
Burada vatandaşın sorması gereken soru şudur:
Gerçekten yarış mı var, yoksa kim kazanırsa kazansın aynı siyasi çevreler mi kazanıyor?
Eğer siyasi rekabet gerçekten halk içinse sorun yok.
Ama siyasi rekabet yalnızca belirli çevrelerin güç mücadelesine dönüşüyorsa, kaybeden taraf vatandaş olur.
Çünkü seçim sandığında isimler değişebilir.
Ama düzen değişmiyorsa, vatandaş yine aynı sorunlarla baş başa kalır.
ARTIK ALKIŞLAMAK YERİNE SORMA ZAMANI
Bugüne kadar belki de çok fazla alkışladık.
Çok fazla sustuk.
Çok fazla “beyefendi” dedik.
Çok fazla makamın önünde bekledik.
Artık başka bir döneme geçmek gerekiyor.
Kim olursa olsun soracağız.
Hangi partiden olursa olsun soracağız.
Hangi aileden gelirse gelsin soracağız.
Makamı ne olursa olsun soracağız.
Çünkü Torbalı halkının üzerinde hiçbir siyasi grubun, hiçbir ailenin, hiçbir çevrenin vesayeti olamaz.
BELGELER KONUŞACAK
Benim elimde yıllardır yapılan araştırmaların ve çeşitli iddiaların dayanaklarını oluşturan belgeler bulunuyor.
Bu belgeler üzerinden sorulması gereken sorular var.
Kim ne yaptı?
Hangi işlem nasıl gerçekleşti?
Kim, kiminle hangi ilişkide bulundu?
Hangi söz verildi?
Hangi söz tutulmadı?
Kim vatandaşın yanında durdu?
Kim yalnızca seçim dönemlerinde ortaya çıktı?
Ve en önemlisi:
Kamu yararı nerede kaldı?
Benim meselem kişisel hesaplaşma değildir.
Benim meselem Torbalı’nın geleceğidir.
TORBALI ARTIK KİMSENİN ÖZEL MÜLKÜ DEĞİL
Torbalı artık birilerinin siyasi oyun alanı olmaktan çıkmalıdır.
Bu ilçede liyakatli, dürüst, çalışkan ve gerçekten hizmet etmek isteyen insanların önünün açılması gerekiyor.
Vatandaşın karşısına seçimden seçime çıkan değil, seçimden sonra da vatandaşın yanında duran siyasetçiler gerekiyor.
Çünkü Torbalı’nın çocuklarının geleceği, birkaç siyasi aktörün kişisel hesaplarından çok daha değerlidir.
Ben de bundan sonra elimdeki bilgi ve belgeler doğrultusunda sorularımı sormaya devam edeceğim.
Kimse bundan rahatsız olmasın.
Çünkü gazetecinin görevi alkışlamak değil, gerektiğinde soru sormaktır.
Ve bugün Torbalı’nın ihtiyacı olan şey tam da budur:
Sapla samanı ayırmak.
Kim gerçekten Torbalı için çalışıyor?
Kim siyaseti kendi çıkarı için kullanıyor?
Kim verdiği sözün arkasında duruyor?
Kim yalnızca seçim zamanı hatırlıyor?
Bunların cevabını artık vatandaş verecek.
Çünkü son söz, siyasi çevrelerin değil;
Torbalı halkınındır.





























