ÖVÜÇ DEMİR’E AÇIK ÇAĞRI: TORBALI’YI RESİMLERDEN DEĞİL, SOKAKTAN GÖR!


Değerli Okurlarım,
Geçtiğimiz günlerde Övüç Demir’in sosyal medya hesabında paylaşılan bir görüntüye tesadüfen denk geldim. Ben de o sırada Sadık İleri Bulvarı’ndaydım.
Bir gazeteci olarak değil, o an sadece meraklı bir vatandaş gözüyle izledim.
Ama gördüklerim karşısında gerçekten şaşkınlık yaşadım.
Sanki Sadık İleri Bulvarı’na sıradan bir belediye ekibi değil, özel harekât timi girmiş gibiydi!
Önceden belediyenin İstanbul’dan ve başka yerlerden getirdiği, elinde kamera ve telefonla “şipşak” görüntü almaya alışmış ekipler yine iş başındaydı. Bol bol fotoğraf, bol bol video…
Ben de kendi kendime, “Bu sefer buradan kuş uçmayacak galiba” dedim.
Fakat biraz daha dikkatli izleyince manzaranın başka olduğunu gördüm.
Birçok işletmenin kapısına dahi doğru düzgün yaklaşılmadı. Esnafın kurumuş çiçekleri, eskimiş eşyaları ve kaldırımlarda bulunan bazı malzemeler belediye ekipleri tarafından araçlara yüklendi.
Sonra?
Fotoğraf… Video… Fotoğraf… Video…
Sanki asıl amaç temizlik yapmak değil, yapılanları kameraya kaydedip “bakın, hizmet yapıyoruz” görüntüsü oluşturmaktı.
Sayın Başkan Övüç Demir…
Şov zamanı değil, gerçekleri görme zamanı!
Torbalı birkaç fotoğraf karesiyle, birkaç saniyelik sosyal medya videosuyla yönetilmez.
Torbalı’nın sorunları kamera kadrajına sığacak kadar küçük değil.
Bu ilçede kaldırımlardan trafiğe, otopark sorunundan imar meselelerine, esnafın sıkıntılarından vatandaşın beklentilerine kadar çözülmesi gereken çok ciddi sorunlar var.
Siz ise etrafınızda sizi sürekli alkışlayan, size yalnızca güzel görüntüleri gösteren bir ekip kurarsanız, Torbalı’nın gerçek yüzünü göremezsiniz.
Ben buna “Daltonlar” diyorum.
Çünkü sizi gerçeklerden uzaklaştıran, sadece hoşunuza gidecek görüntüleri önünüze koyan insanlar varsa, bunun bedelini sonunda siz ödersiniz.
Bugün sizi mutlu eden o fotoğraflar yarın Torbalı’nın gerçekleriyle karşı karşıya kaldığında hiçbir işe yaramaz.
BAŞKAN, BEN SENDEN MAKAM, İHALE, İŞ İSTEMİYORUM!
Bakın Sayın Başkan…
Ben sizden bir telefon, bir makam, bir ihale, bir menfaat istemiyorum.
Sizden istediğim çok daha basit:
Torbalı’yı gerçekten gör!
Sokağa çık.
Vatandaşın yanına git.
Esnafın sandalyesine otur.
Şikâyetini dinle.
Seni alkışlamayan insanların da ne söylediğini duy.
Çünkü gerçek belediyecilik, başkanın yanında alkışlayanları dinlemek değil; başkana itiraz edenlerin sesini de duyabilmektir.
BİR DE BENİM YAZDIKLARIMI OKUTUN!
Sayın Başkan…
Eğer gerçekten Torbalı’yı görmek istiyorsanız, benim gazetemi takip edin.
Eğer gerçekten Torbalı’yı dinlemek istiyorsanız, bugüne kadar yazdığım haberleri ve köşe yazılarımı birisine okutun.
Ama rica ediyorum, birine okutun ve iyice dinleyin.
Çünkü ben size hoşunuza gidecek şeyleri yazmak zorunda değilim.
Benim görevim, gördüğümü yazmak.
Yanlış gördüğümü eleştirmek.
Doğru yapılanı da hakkını vererek söylemek.
Benim derdim Övüç Demir değil.
Benim derdim Torbalı.
Bu ilçede yaşayan insanların hakkı.
Esnafın hakkı.
Emeklinin hakkı.
Gencin hakkı.
Çocuğun hakkı.
Engellinin hakkı.
Kaldırımda rahat yürümek isteyen vatandaşın hakkı.
TORBALI’YI SOSYAL MEDYADAN DEĞİL, SOKAKTAN YÖNETİN!
Başkan Demir…
Sosyal medya önemlidir ama sosyal medya Torbalı değildir.
Kamera önündeki birkaç dakikalık görüntü, ilçenin tamamını anlatmaz.
Bir belediye başkanının başarısı; kaç fotoğraf paylaştığıyla değil, vatandaşın hayatını ne kadar kolaylaştırdığıyla ölçülür.
O nedenle size samimi bir çağrıda bulunuyorum:
Etrafınızdaki alkış seslerini biraz kısın.
Kameraları bir kenara bırakın.
Sizi eleştiren insanları dinleyin.
Sokağa çıkın.
Torbalı’yı gerçekten görün.
Çünkü Torbalı fotoğraf karesinden ibaret değil.
Ve unutmayın Başkan…
Sizi anlık olarak mutlu eden görüntülerle değil, Torbalı’nın gerçekleriyle yüzleştiğiniz gün gerçek belediyecilik başlayacaktır.






