Torbalı Belediyesi’nde Maaş Krizi: “İşçinin Sofrasında Yangın Var, Belediyede Bahaneler Bitmiyor!”
Değerli Okurlarım,
Uzun süredir Torbalı Belediyesi’ni yönetim anlayışı üzerinden eleştirmiyordum. Niyetim çok açıktı: Belediye Başkanı Övünç Demir’i rahat bırakmak, önüne taş koymamak ve Torbalı’ya hizmet etmesine fırsat vermek…
Ancak görünen o ki eleştiri olmayınca yanlışların sayısı artıyor.
Son dönemde belediye işçilerinden tarafıma ulaşan bilgiler, artık görmezden gelinecek noktayı çoktan aşmış durumda.
İşçinin maaşı 18-20 bin liraya sıkışmış!
Geçtiğimiz ay Torbalı Belediyesi’nde çalışan çok sayıda işçi kardeşim aradı. Söyledikleri ortak bir noktada birleşiyordu:
“Maaşımız yine eksik yattı.”
Temmuz ayında bazı işçilere yalnızca yaklaşık 18 bin lira ödeme yapıldığı ifade ediliyor.
Düşünün…
Ev kirası var, elektrik var, su var, mutfak masrafı var, çocukların ihtiyaçları var, banka kredileri var.
Ama maaş yok!
Daha doğrusu, maaşın tamamı yok.
Ağustos ayında ise iddialara göre asfalt ve temizlik işlerinde çalışan işçilerin maaşları tam yatırılırken, diğer bazı belediye çalışanlarına yaklaşık 20 bin lira ödeme yapıldı.
Burada ister istemez şu soru ortaya çıkıyor:
Aynı belediyenin işçisi neden aynı şekilde değerlendirilmiyor?
Grev ihtimali bulunan birimlerin çalışanlarının maaşı ödeniyor, diğer emekçiler ise ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyorsa, bunun adı adalet midir?
İşçi evine ekmek götürmekte zorlanıyor
Beni arayan belediye çalışanlarının anlattıkları gerçekten içler acısı.
Kimi banka kredisini ödeyemiyor.
Kimi kirasını denkleştiremiyor.
Kimi icralık olmuş.
Kimi ise borcunu borçla kapatmaya çalışıyor.
Üstelik borçların üzerine faiz biniyor.
Bir belediye işçisi düşünün…
Sabah işe gidiyor, akşam evine dönüyor ama aldığı para evini geçindirmeye yetmiyor.
Peki bunun hesabını kim verecek?
Bankaya borcu nedeniyle geceleri uyuyamayan işçinin hesabını kim verecek?
Kirasını ödeyemediği için ev sahibiyle karşı karşıya kalan emekçinin hesabını kim verecek?
Mutfaktaki tencere kaynamadığı için ailesiyle huzursuzluk yaşayan işçinin hesabını kim verecek?
İşçinin alın terinin vebali ağırdır Sayın Başkan!
“Başkan geçim sıkıntısını nereden bilsin?”
Beni arayan işçilerin kullandığı bir cümle var ki üzerinde düşünmeden geçemiyorum:
“Övünç Demir ev geçindirmeyi nereden bilsin? Geçim sıkıntısını nereden bilsin?”
Bu sözleri söyleyenler Torbalı Belediyesi’nin emekçileri.
Elbette bir insanın doğduğu aileyi veya ekonomik şartlarını seçmesi mümkün değildir.
Ancak makam sahibi olduktan sonra asıl mesele, halkın ve emekçinin yaşadığı hayatı anlayabilmektir.
Başkanlık koltuğunda oturmak kolaydır.
Zor olan, ay sonunda maaşını bekleyen işçinin yerine kendini koyabilmektir.
Belediye bütçesi nereye gidiyor?
Sayın Başkan sürekli belediyenin mali durumunu, SGK borçlarını ve bütçe sıkıntısını gerekçe gösteriyor.
Peki biz de soralım:
Torbalı Belediyesi’nde çalışan sayısı ne kadar arttı?
Yeni alınan personel sayısı kaç?
Kaç kişi gerçekten sahada çalışıyor?
Kaç kişi belediye binasında masa başında görev yapıyor?
Çalışan işçinin maaşı eksik yatarken, başka hangi kadrolara tam ödeme yapılıyor?
Belediyenin kaynakları hangi alanlara harcanıyor?
Bunların cevabını Torbalı halkı bilmek istiyor.
Çünkü konu sadece Övünç Demir’in meselesi değildir.
Konu Torbalı Belediyesi’nin parasıdır.
Ve o para, Torbalı halkının vergileriyle oluşuyor.
Bu kalem artık susmayacak!
Ben bugüne kadar birçok konuda sustum.
Sırf belediye hizmet üretsin diye sustum.
Sırf “Biraz daha zaman verelim” dedim.
Ancak bugün belediye çalışanlarının geçim sıkıntısı kapımıza kadar geldiyse, artık susmanın anlamı yoktur.
Buradan açıkça söylüyorum:
Belediye işçisinin hakkı siyasi hesaplara kurban edilemez!
İşçi çalışıyorsa emeğinin karşılığını zamanında ve eksiksiz almak zorundadır.
Torbalı Belediyesi’nin mali sıkıntıları olabilir.
SGK borçları olabilir.
Bütçe sıkıntısı olabilir.
Ama bütün bunların bedelini gariban belediye işçisine ödetmek, kabul edilebilir bir yönetim anlayışı değildir.
Sayın Övünç Demir…
Siz belediye başkanısınız.
Koltuğunuzun sorumluluğu yalnızca makam odasında oturmak değildir.
Sizin sorumluluğunuz, o belediyenin en alt kademesinde çalışan işçinin de hakkını korumaktır.
Çünkü belediye başkanı olmak, sadece makam aracıyla gezmek, açılışlara katılmak ve fotoğraf vermek değildir.
Belediye başkanı olmak, işçinin sofrasındaki ekmeği düşünmektir.
Ben bu konunun peşini bırakmayacağım.
Belediyenin personel sayısından maaş ödemelerine, işe alımlardan belediye bütçesinin kullanımına kadar merak edilen soruları belgeleriyle birlikte gündeme getirmeye devam edeceğim.
Çünkü mesele şahıs meselesi değildir.
Mesele Torbalı Belediyesi’nde çalışan emekçinin hakkıdır.
Ve unutmayın Sayın Başkan:
İşçinin cebindeki para azalırken, yöneticinin bahanesi çoğalıyorsa, orada ciddi bir yönetim sorunu var demektir.
Bu nedenle artık soruyorum:
TORBALI BELEDİYESİ’NDE İŞÇİNİN MAAŞI NEDEN EKSİK? PARA NEREYE GİDİYOR?
Bu sorunun cevabını Torbalı halkı bekliyor.






























