EGE'DEN BİR HABER

Torbalı’da Güvenlik Skandalı: “Vatandaşın Can Güvenliği Kimin Sorumluluğunda?”

Torbalı’da Güvenlik Skandalı: “Vatandaşın Can Güvenliği Kimin Sorumluluğunda?”

Değerli okurlarım ve kıymetli Torbalı halkı;

Bugünkü yazımda yine Torbalı’nın önemli bir sorununu gündeme getirmek istiyorum.

Bugün saat 11.30 sıralarında Torbalı Tepeköy Hükümet Caddesi’nde, TEDAŞ’a bağlı olduğu belirtilen taşeron bir firmanın çalışma yaptığı sırada karşılaştığım manzara, vatandaşın can ve mal güvenliği açısından ciddi soru işaretleri oluşturdu.

Koca beton elektrik direklerinin vinç ve iş makineleriyle söküldüğü çalışma sırasında, benim gözlemime göre gerekli güvenlik tedbirleri yeterince alınmamıştı. Çalışma alanında vatandaşların geçiş güvenliğinin sağlanması, çevrede bulunan araçların kaldırılması ve esnafın çalışma nedeniyle oluşabilecek risklere karşı uyarılması gerektiğini düşündüğüm halde, bu önlemlerin alınmadığını gördüm.

Üstelik çalışma, Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir’in annesine ait eczanenin önünde gerçekleştiriliyordu.

Ben de bir vatandaş olarak çalışanlara, “Çalışmanın sorumlusu kim, yetkili nerede?” diye sordum. Bana sorumlu kişinin olay yerinde olmadığı söylendi.

Bu konu benim için yeni değil.

Daha önce de Torbalı’daki benzer çalışma ve güvenlik sorunları nedeniyle Torbalı Kaymakamlığı makamından randevu talep etmiş, defalarca yazılı dilekçeyle başvuruda bulunmuştum. Ancak bugüne kadar Kaymakam Bey ile görüşme imkânı bulamadım.

Burada özellikle belirtmek isterim: Kaymakamlığın ilgili olaylardan haberdar olup olmadığını bilmiyorum. Ancak vatandaşın devletin ilgili makamlarına ulaşabilmesi ve şikâyetlerinin doğrudan dinlenebilmesi gerektiğine inanıyorum.

“Çalışma izniniz var mı?” değil, “Güvenlik önlemleri nerede?”

Olay sırasında önce belediyenin şikâyet hattını aradım. Daha sonra 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ulaşarak durumu anlattım.

Bir süre sonra olay yerine iki polis memuru geldi. Polis memurlarıyla görüştüğümde, firmanın çalışma izninin bulunduğunun söylendiğini öğrendim.

Benim itirazım ise çalışma izninin olup olmaması değildi.

Ben, çalışma sırasında gerekli güvenlik önlemlerinin alınıp alınmadığını sorguluyordum.

Çünkü vatandaşın can güvenliği söz konusu olduğunda mesele yalnızca “izin var mı?” sorusundan ibaret değildir.

Koca beton direklerin vinçlerle söküldüğü bir alanda, çevrede vatandaşların, esnafın ve park edilmiş araçların bulunduğu bir ortamda güvenliğin nasıl sağlandığı da açıklanmalıdır.

Daha sonra kendisini taşeron firma yetkilisi olarak tanıtan bir kişinin, polislerin yanında üzerime doğru gelerek, “Sen kimsin?” şeklinde tepki göstermesi ise olayın başka bir boyutuydu.

Ben kimim?

Bana “Sen kimsin?” diye soranlara cevabım çok açık:

Ben bu ülkenin vatandaşıyım.

Benim kim olduğumdan daha önemli olan, vatandaşın can ve mal güvenliğinin kim tarafından ve nasıl korunduğudur.

Devletin kapısına ulaşmaya çalışan vatandaşın karşısına kimse duvar örmemelidir.

Ben kamu yararına gördüğüm sorunları gündeme getirmeye devam edeceğim. Çünkü vatandaşın sesi olmak, makamdan, mevkiden veya siyasi güçten bağımsız bir sorumluluktur.

Siyasi güç iddiası varsa, açıklanmalıdır

Olayın ardından yaptığım araştırmada söz konusu taşeron firmanın Torbalı’daki bazı siyasi çevrelerle bağlantılı olduğu yönünde bilgiler edindim.

Ancak burada özellikle vurguluyorum:

Bu bağlantıların doğruluğunu ilgili makamların araştırması ve kamuoyuna açıklaması gerekir.

Hiç kimse siyasi gücünü kullanarak devlet memurunun, kamu görevlisinin veya herhangi bir yöneticinin iradesi üzerinde baskı oluşturamaz.

Varsa böyle bir durum, bunun adı siyasi nüfuz değil, kamu düzenine ilişkin ciddi bir sorun olur.

Benim çağrım açıktır:

Torbalı’da yapılan elektrik direği söküm ve montaj çalışmalarında gerekli iş güvenliği ve vatandaş güvenliği tedbirleri gerçekten alınıyor mu?

Çalışmaları kim denetliyor?

Taşeron firmaların sorumluları kim?

Vatandaşların can ve mal güvenliği nasıl korunuyor?

Ve en önemlisi:

Devletin ilgili kurumları bu çalışmaların gerçekten denetimini yapıyor mu?

Bu soruların cevabını Torbalı halkı bilmek istiyor.

Kimse makamından, siyasi çevresinden veya sahip olduğu bağlantılardan dolayı kendisini devletin üzerinde görmemelidir.

Çünkü devletin gücü şahıslardan değil, hukuktan ve milletin iradesinden gelir.

Ben de bundan sonra olduğu gibi bundan sonra da kamu yararına gördüğüm sorunları gündeme getirmeye devam edeceğim.

Çünkü vatandaşın canı, malı ve güvenliği kimsenin siyasi hesabından daha önemli değildir.

Ben bu devletin neferiyim. Kamu adına, kamu yararına gördüğüm her sorunu dile getirmeye devam edeceğim.

Torbalı halkının hakkını, hukukunu ve güvenliğini ilgilendiren konularda susmayacağım.

Şehmus GÜMÜŞTAŞ

Paylaş
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ