EGE'DEN BİR HABER

TANZİMAT’TAN GÜNÜMÜZE SAMİMİYETİN İMTİHANI

Feyzullah TURAN

Cumamız Kutlu ve Umut dolu olsun İnşaAllah!
Bu yazı, geçmişin aynasında bugünü görme gayretidir. Tanzimat’tan bugüne değişmeyen bir imtihan var: Samimiyet.
Devletin gücü de, milletin umudu da samimiyetlerle başlar, samimiyetsizliklerle biter…

TANZİMAT’TAN GÜNÜMÜZE SAMİMİYETİN İMTİHANI

Yorgun Devletin Çığlığı;
Osmanlı Devleti yorgun bir çınar gibiydi. Kökleri sağlam ama dalları kurumuş, gövdesi içten çürümeye başlamıştı.
1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı bir umut ışığı gibiydi.
Ama bu ferman, ne halkın sesi ne de devletin vicdanıydı. Bir yanı Devlet-i Ali’nin samimiyeti, bir yanı da korkularıydı.

Devlet adamları çöküşü durdurmak, Avrupa baskısını hafifletmek istiyordu.
Fakat Avrupa’nın derdi Osmanlı’yı kurtarmak değil, kontrol etmekti.
İnsan haklarından, adaletten, eşitlikten söz ediyorlardı ama asıl niyetleri ticaret yollarını ve çıkar alanlarını korumaktı.
Avrupa’nın “samimiyeti” menfaatin sınırına kadardı.

Osmanlı’nın kendi samimiyeti de tam değildi. Adalet, eşitlik, kanun denildi ama zihniyet değişmedi.
Rüşvet, iltimas, kayırma sürdü. Tanzimat bir niyetin adıydı belki ama ruhu eksikti.
Devlet kâğıt üstünde yenilendi, vicdanda eski kaldı.

Bugün dönüp bakınca sormadan edemiyor insan:
“Biz şimdi Tanzimat’ın başka bir versiyonunu mu yaşıyoruz?”
Reformlar, sistem değişiklikleri, yeni yasalar…
Ama sözle iş, niyetle icraat arasında hâlâ uçurumlar olduğu sıkça dile getiriliyor.

Bugünün Türkiye’sinde iki isim öne çıkıyor:
Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Devlet Bahçeli.
Her ikisi de bu milletin kaderinde söz sahibi, iç ve dış siyasetin yönünü belirleyen liderler.
Fakat toplumun gözünde bu iki ismin samimiyetine dair algı farklı.

Sn. Erdoğan;
Bir zamanlar halkın içinden çıkmış, yoksulun umudu, mazlumun sesiydi.
O yıllarda millete dokunmuş, güven vermişti.
Ama yıllar geçtikçe, iktidarın gölgesi o sade samimiyeti örttüğü görüşü ağır basıyor.
Bugün toplumun çoğunluğunda baskın düşünce:
“Erdoğan artık devlet adamı gibi değil, siyasetçi gibi düşünüp davranıyor.”
İcraatlarının, ona olan güveni zedelediği söyleniyor.

Son günlerde, eleştiriye kapanan kapılar, adalet terazisindeki dengesizlikler,
liyakat yerine sadakat, halkın yüreğinde büyüyen samimiyet sorgusunu doğurduğu görülüyor.

Sayın Bahçeli’ye gelince;
Onun çizgisi farklı bir yerde duruyor. Ülkücü camianın bir kısmı onu sertçe eleştiriyor.
Ama yine de Sn. Bahçeli’de samimiyet gören, milletin büyük bir bölümünü görüyoruz.
Çünkü onun, inandığı şeyi gizlemediğini, siyasi hesapla değil devlet refleksiyle hareket ettiğine inanılıyor.
Kim ne derse desin, ülkücü terbiyeden gelen bir disiplin ve duruşun Sayın Bahçeli’de olduğu hissediliyor.

Belki herkesin hoşuna gitmiyor, ama kimse “çıkarı için yön değiştiriyor” diyemiyor.
Bu, siyasetin içinde nadir rastlanan bir samimiyet direnci ve testidir.
Bugün halk, liderlerini samimiyet terazisinde tartıyor.
Kimin ne dediğinden çok, ne kadar içten söylediğine bakıyor.
Ve bu tartı, bazen tarih kitaplarından daha adil hükümler verebiliyor.

Tanzimat bize bir şeyi öğretti, sevgili okurlarım:
Kâğıt üstündeki reformlar değil, vicdanla yapılan yeniliklerin kalıcı olacağını öğretti.
Bugün de aynı ders geçerlidir.
Ne Batı’nın takdirine sığınmakla, ne de iç siyasetin gösterişiyle devlet ayakta kalır.
Gerçek değişim, kanunlarda değil, karakterlerde başlar.

Eğer liderler samimiyeti siyasetin önüne koyabilirlerse, adalet yeniden itibar bulur, millet yeniden güven duyar.
Ama çıkarlar, hesaplar ve koltuk kaygısı öne geçerse, tarih yine tekerrür eder.

Tanzimat’tan ibret almak, yalnız geçmişi anlamak değil; bugünü doğrultma cesaretini göstermektir.
Çünkü samimiyet, hem devletin hem milletin en büyük reformudur.

Şunu asla unutmayalım;
Bu topraklarda nice fermanlar, nice vaatler, nice sözler duyduk.
Ama milletin gönlünü kazananlar hep samimiyetle yürüyenler oldu.

Son söz;
Bugün de öyle olacak. Samimiyetin tarafında duranlar kazanacak,
diğerleri tarihin tozlu sayfalarında Tanzimat’ın yanına yazılacak.
“Bir milletin bekası, kalemle değil, kalple yazılır.”

ESEN KALINIZ

Paylaş
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ