Değerli Okurlarım;
- Köşe Yazıları
- 23 Nisan 2026 10:54
- 0 YORUM
- 63 KEZ OKUNDU


Değerli Okurlarım;
Bayındır’da son günlerin en çok konuşulan konusu hiç kuşkusuz aynı ismin iki önemli görevi birden yürütmesi oldu. Bir tarafta Mehmet Gelir, diğer tarafta ise temsil ettiği iki ayrı alan… Biri siyaset, diğeri çiftçinin ortak çatısı olan oda yönetimi.
AK Parti Bayındır İlçe Başkanı olarak siyasi mücadeleyi yürütmek elbette önemli bir görevdir. Ancak aynı zamanda Bayındır Ziraat Odası Başkanı sıfatını taşımak, beraberinde ciddi soruları da gündeme getiriyor.
Çünkü Ziraat Odaları herhangi bir siyasi yapının değil; toprağa emek veren, sabahın ilk ışığında tarlasına giden, üretmek için mücadele eden tüm çiftçilerin evidir. O kapıdan içeri giren üreticinin partisi değil, derdi sorulmalıdır.
Bayındır sokaklarında konuşulanlara kulak verdiğinizde vatandaşın ortak cümlesi dikkat çekiyor: “Bir insan iki şapkayı aynı anda ne kadar sağlıklı taşıyabilir?”
Kimileri bu tabloyu güç olarak yorumluyor. “İktidarla bağı kuvvetli olur, iş çözer” diyenler var. Ancak geniş bir kesim ise tam tersini düşünüyor. Çünkü çiftçi tarafsız temsil ister. Oda başkanı herkese eşit mesafede durmalıdır. Siyasi kimliğin gölgesi düştüğü anda güven duygusu sarsılır.
Bugün Bayındır’da konuşulan mesele sadece bir koltuk meselesi değildir. Konu, kurumların bağımsızlığı ve toplum vicdanıdır. Yasal zeminde engel olmayabilir. Fakat halkın terazisinde etik tartışması çoktan başlamıştır.
Benim görüşüm nettir:
Siyaset taraf olmayı gerektirir. Oda başkanlığı ise herkesi kucaklamayı… Biri mücadele alanıdır, diğeri temsil makamı. İkisini aynı elde toplamak zamanla hem kuruma hem kişiye yük olur.
Mehmet Gelir belki iyi niyetle iki görevi birden yürütmek istiyor olabilir. Ancak mesele niyet değil, kamuoyunda oluşan algıdır. Ve bugün Bayındır’da bu algı giderek büyüyor.
Çiftçi gübresini, mazotunu, sulama sorununu konuşmak isterken; ilçede koltukların konuşulması kimseye fayda sağlamaz.
Son sözüm şudur:
Bayındır’ın verimli toprağına en çok yakışan şey üretimdir. Çiftçinin kurumlarına ise en çok yakışan şey tarafsızlıktır. Makamlar gelip geçer, fakat güven kaybolursa geri getirmek zordur. Bayındır halkı da bunu çok iyi bilir.







