EGE'DEN BİR HABER

SON SEÇİM ANALİZİ

Feyzullah TURAN

ATATÜRK’ÜN çok sevdiğim şu sözüyle yazıma başlamak istiyorum.

“Başarıya varmak için, aydın sınıfla halkın zihniyet ve hedefi arasında tabii bir uygunluk olması lazımdır. 

Yani aydın sınıfın halka aşılayacağı MEFKÛRELER, halkın ruh ve vicdanından alınmış olmalıdır”

 

Milletimiz, bin yıldır yaşadığı bu topraklarda, Bizansla mücadele ederken, verilen canların ve akan kanların üstünde, mesken tutmuş ve Anatolya’yı, ANADOLU yaparak kendisine vatan edinmiştir. 29 Mayıs 1453’te Büyük Komutan ve Devlet Adamı Fatih Sultan MUHMET’İN Kostantinepolis’i (ist.) Fethi ile son mühür vurulmuştur.

 

Anadolu Halkı topyekun, son Çanakkalede ve Kurtuluş Savaşında dökülen kanlarımızı ve verdiğimiz canlarımızı unutmamıştır. Cumhuriyet döneminde, Bölgemizde soy ve dindaşlarımızın, dün ve bugün çektiği acılar, yaşadığı soykırım ve sürgünler, Terörle yaptığımız mücadelede verdiğimiz canlar ve  Halkımızın yaşadığı travmalar, Milletimizin Ruh ve Vicdanında vücut bulan tecrübe ve refleksleri, bu günden yarına unutulabilir ve silinebilir değildir.

 

Ülkemizde, Milletin Ruh ve Vicdanına uygun siyaset üretmeyenler asla Milletten vize alamazlar, uzun süredir alamadıkları gibi 28 Mayıs’ta da  alamamışlardır.

 

Sığınmacı, Patates/Soğan ve Yapılan Saray harcamaları üzerinden üretilen seçim stratejileri, birlerce yıldır, misafirperverlik, vatanperverlik ve itibar hamaseti ile yaşayagelmiş bir toplumu etkilemeyeceği bilinmelidir. 

 

Doğru veya yanlış, Sayın ERDOĞAN’IN “Ey! Bay Bay Kemal, senin hiç Cami içinde çekilmiş fotoğrafın var mı?”  Sözü, Ruh ve vicdanı, doğrudan baskılayan bir siyasi söylemdir. 

Hakeza, Kandil ve PKK ile ilgili söylemler…

 

KILIÇTAROĞLU’NUN Van’lıya “Eğer DEMİRTAŞ’IN ve KAVALA’NIN serbest kalmasını istiyorsanız bize oy verin” sözü, Milletimizin vicdanını kanatmış ve kendisine, Karadeniz ve orta Anadolu’da  oy kaybettirmiştir.

 

Milletimizin Ruh ve Vicdanından, Atatürk, Cumhuriyet ve Hz.Muhammed(sav.) Sevgisini söküp atamazsınız. Ama Milletimiz, bu söylemler üzerine oturtulmuş bir siyaset stratejisine de fazla itibar etmemektedir.

 

Belki, Muhalefetin ana gövdesini ve fikri yapısını oluşturanlar uzun vadeli bir strateji üzerinden siyaset yapılmasını tercih etmiş olabilirler. O zaman beklemek zorundadırlar.

 

Bu gün kazanan kardeşlerimiz, arkadan gelenlerin, her seçim sonrası makası kapatarak geldiklerini öngörerek yanlışlarını ve eksikliklerini gidermek zorundadırlar. 

 

80 Yıldır, sağ/sol, % 70/30 dengesi, (1977 Seçimleri dışında) ilk defa 14-28 Mayıs Seçimleri ile %50/45 dengesine oturduğunu görüyoruz. 

 

Görmemiz ve dikkat etmemiz önemli husus, sağ Bloğun saflarında gediklerin açılmasıdır. 

Eğer karşı blok bir zaman gelir ülke yönetiminde söz sahibi olursa, 

Siyasilerin ve Bürokrasinin epeyce hukuken hırpalanacağı kaçınılmaz hale gelir. 

“İnsanlar, kendi Kı.ındaki özdöveri göremez, başkasının gözünde saman çöpü ararmış”  Atasözümüzü çok iyi yorumlayıp, sosyal yaşam içinde doğru stratejiler üreterek kendisine bir sosyal yaşam stratejisi oluşturmalı, 

Ruh ve Vicdanınıda, değişime, çağa ve teknolojiye göre resetlemelidir.

 

Kişilerin ve Milletin ruh halini ve vicdanını anlamak adına, mutlaka  psikolojik ve sosyolojik açıdan analiz etmek, ülkeyi yönetecek ve yönetmeye talip siyasilerin öncelikli görevi olmalıdır.

 

Önümüzdeki 5 Yılda Ülkemizi yönetmek için Milletimizin teveccühünü kazanan, Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN, 13. Cumhurbaşkanımızdır. 

Başarılar diliyorum.

Ülkemize, Bölgemize ve tüm dünyaya hayırlara vesile olsun. 29.05.2023

ALLAH’A EMANET OLUNUZ 

 

Paylaş
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ