EGE'DEN BİR HABER

KOLTUK UĞRUNA EĞİLENLER VE ANADOLU’NUN KAYBOLAN DURUŞU

Feyzullah TURAN

KOLTUK UĞRUNA EĞİLENLER VE ANADOLU’NUN KAYBOLAN DURUŞU

“Koltuk için eğilenin omurgası, bir daha doğrulmaz.”

Bu söz, siyasetin aynası, hayatın da özetidir.
Ben bu gerçeği, ömrümün 60 yılında bürokrasinin ve sivil hayatın her basamağında gördüm.
Kimileri bir makam uğruna dostunu unuttu, kimileri bir tebessüm için vakarını kaybetti.
Ve ne yazık ki, eğilenlerin sayısı arttıkça, dik duranların sesi kısıldı.

Bugün siyasette söz, artık çoğu zaman ilke için değil, menfaat için söyleniyor.
İzmir’den Ankara’ya kadar uzanan çizgide, koltuklar halkın değil, kişisel hesapların simgesine dönüştü.
Bir belediye başkanı, bir genel merkez yöneticisinin gözüne girmek için halktan uzaklaştığında,
bir il başkanı, hakikati değil alkışı tercih ettiğinde, kaybeden sadece kişiler değil, toplumun vicdanı oluyor.

Son bir yıl içinde şekillenen muhalefet partileri de bu tablodan bağımsız değil.
Sözlerinde zaman zaman haklılık payı olsa da, Anadolu siyasetinin asıl özü olan duruşu, vakarı ve halkla gönül birliğini gösteremiyorlar.
Oysa Anadolu siyaseti, sadece eleştirmek değil; halka dokunmak, onun acısını ve umudunu paylaşmak demektir.
Bu eksiklik, halkın güveninde sessiz bir soğumaya neden oluyor.

İzmir ve Ege siyasetinde de tablo benzer.
Koltuklar, kimi yerde hizmetin değil, gösterinin merkezi haline geldi.
Bir fotoğraf uğruna yapılan işler, halkın gerçek ihtiyacını unutturuyor.
Oysa siyaset, millete hizmet için bir araçtır; kişisel ikbalin değil, toplumsal onurun kapısı olmalıdır.

Ve gençlik…
En çok da bu tabloyu gören gençlerimiz yıpranıyor.
Artık çoğu genç, “Dürüst durarak” değil, “Doğru kişiye yakın durarak” ilerleyebileceğini sanıyor.
Oysa bizim kuşağımız, eğilmeden büyümeyi, doğru bildiğini savunmayı,
ve gerektiğinde tek başına kalsa bile haklı olmanın onurunu bilen bir kuşaktı.
Eğilmek ayıptı, susmak ağırdı, menfaat için yön değiştirmek ise duruş kaybıydı.

Ama yine de umut var…
Anadolu’nun bağrında hâlâ omurgası sağlam, sözüne sadık insanlar var.
Koltuklar geçicidir, fakat onurlu duruşlar kalıcıdır.
Gelecek, makamın gölgesine sığınanlarla değil;
hakkın ve halkın yanında eğilmeden yürüyenlerle yükselecektir.

Unutmayalım:
Eğilmeden yaşamak bir erdemdir,
Eğilmeyenleri unutmamakta bir vefadır.

ESEN KALINIZ

Paylaş
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ