EGE'DEN BİR HABER

İZMIR HALKI SUSUYOR

Feyzullah TURAN

İzmir halkı susuyor…
Ama bu suskunluk, tevekkülden değil bıkkınlıktan!
Ve İzmir halkı susuyor…
Ama bu susama, yaz güneşinden değil, ihmaller zincirinden!
Gün geçmiyor ki bir sokakta, bir mahallede su kesintisi yaşanmasın. Gün geçmiyor ki bir vatandaş, faturaya isyan etmesin. İzmir’in barajları mı kurudu, yoksa sabrımız mı? Her ay kapımıza bırakılan faturalar, yalnızca su bedelini değil, çaresizliğimizin de tahsilatını yapıyor. Musluklardan akan suya değil; gelen faturaya bakınca içimiz kuruyor. Zira fatura ağır, hizmet eksik! Evet, son yıllarda İzmir genelinde altyapı yatırımları yapıldı. Borular değiştirildi, sistemler yenilendi. Ama ya kullanılan malzemede ya da uygulamadaki denetimde bir eksiklik var ki, arıza sayısı bir türlü azalmıyor. Hemen her hafta bir mahallede su kesintisi yaşanıyor. İşin özü şu: altyapı yenilendi ama sistem iyileşmedi.

İZSU ise sorumluluk almaktan çok, açıklama yapmayı tercih ediyor. “Arıza”, “bakım”, “Küresel kuraklık” gibi kalıplaşmış ifadelerle halk avutulmaya çalışılıyor. Ama İzmirli avunmuyor artık.
Çünkü gerçekler çok net:
Suyumuz pahalı, hizmetimiz zayıf, sesimiz duyulmuyor!
Bir de işin siyasi boyutu var…
Bu sorun üzerinden halkı kamplaştırmaya çalışan, “Bakın onlar daha kötü” diyerek yön değiştiren bir siyaset dili var. Ama İzmirli artık kimin ne dediğini değil, musluktan neyin akıp akmadığını merak ediyor. Susuzluğun partisi olmaz, faturanın ideolojisi olmaz! İzsu’nun kendi verilerine göre, 2024 yılında İzmir genelinde yaklaşık 24.000 su arızası bildirildi. Bu, her gün 65’in üzerinde arıza anlamına geliyor.

İzmir su tarifesi, 2025 itibarıyla Türkiye ortalamasının %35 üzerinde. Bu da İzmirli’nin her ay komşu illere göre daha fazla su faturası ödediğini gösteriyor. Altyapı yatırımları son 5 yılda hızlandı. Ancak denetim eksikliği nedeniyle yeni döşenen hatlarda bile kısa sürede sızıntı ve patlama yaşandığı resmi raporlara yansıdı. yalan söylemiyor İstatistikler
Ne Yapılmalı.
*Kalıcı çözüm için altyapı yatırımları sadece “Şeklen” değil, teknik denetime tabi olarak yürütülmeli.
*Fatura politikasında şeffaflık sağlanmalı. Vatandaş neye ne kadar ödediğini net bir şekilde görebilmeli. *Kesinti haritaları dijital sistemlerle halka açık olmalı. İnsanlar plansız kesintilerle değil, önceden bilgilendirilerek hazırlanmalı.
*Su yönetimi siyasetin oyuncağı değil, uzmanlığın işi olmalı. Yerel yönetimler, liyakat temelli kadrolarla bu süreci yürütmeli.
Sonuç olarak…
İzmir halkı bugün “Susuyorsa”, yarın susmayabilir! Zira sabır taşı da suyunu çeken baraj gibi bir gün kurur… Ve kuruduğunda ne söylemler, ne faturalar, ne bahaneler kimseyi kurtarmaz!

06 Ağustos  2025
ESEN KALINIZ.

Paylaş
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
MUHSİN YAZICIOĞLU - 24 Mart 2026 21:43
SESSİZLİĞİN BAYRAMI - 19 Mart 2026 20:10
ÇANAKKALE - 18 Mart 2026 01:04
8 MART; GÜL MÜ, DİKEN Mİ? - 7 Mart 2026 05:10
BİLİM, GÜÇ VE AHLAK - 3 Mart 2026 19:35
MADENLERİMİZ VE DEVLET AKLI - 23 Şubat 2026 00:51
RAMAZAN, AÇLIK DEĞİL YÖNELİŞ - 19 Şubat 2026 20:35
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ