EGE'DEN BİR HABER

DÜN VE BUGÜN SİYASETİN İŞBİRLİĞİ

Feyzullah TURAN

DÜN VE BUGÜN SİYASETİN İŞBİRLİĞİ

Tarih, aynı sahneyi farklı oyuncularla tekrar tekrar sahneler. Ancak dekor değiştiğinde oyun da farklı okunur.
1908’de Osmanlı siyasetinde yaşanan İttihat ve Terakki–Ermeni Taşnak yakınlaşması bunun tipik bir örneğidir. O gün, iktidara karşı güç toplamak isteyen muhalefet, tüm ideolojik ayrılıkları ikinci plana atarak “Ortak hedef” etrafında birleşti. Amaç, merkezi otoriteyi zayıflatmak ve kendi taleplerini masaya koymaktı.

Bu ittifakta iktidarın en kırılgan noktası, ordunun kendi içindeki hiziplerdi. Askeri kanat siyasete müdahil, parçalı ve kimi zaman iktidara karşı açıkça muhalifti. Bu zayıflıktan yararlanan muhalefet, kısa vadede avantaj elde etti.

Ancak farklı milliyetçi ajandalar, savaş şartları ve karşılıklı güvensizlik, bu ortaklığı kısa sürede bitirdi. Kazanç gibi görünen tablo, uzun vadede yerini derin çatışmalara ve acı hatıralara bıraktı.

Bugün ise tablo tersine dönmüştür. AK Parti–MHP ittifakı “Cumhur İttifakı” çatısı altında ülkeyi yönetirken, zaman zaman DEM Parti ile doğrudan olmasa da örtülü bir işbirliği zemini oluşabiliyor. Bu, özellikle Meclis oylamalarında ve yerel yönetim dengelerinde kendini gösteriyor. Ancak buradaki kritik fark, Recep Tayyip Erdoğan’ın ordu üzerindeki kontrolüdür. Komuta kademesi, 1908’deki gibi bağımsız bir siyasi güç değil; çoğu zaman hükümet ile uyumlu hareket eden bir kurum haline gelmiştir.

Bu noktada hakkı teslim etmek gerekir:
Sivil otoritenin ordu üzerindeki belirleyici konuma gelmesi, demokrasinin kırılgan alanlarından birinin güçlenmesi anlamına gelir. Ancak aynı zamanda, kurumların tamamen tek sesli hale gelmesi, uzun vadede denge-denetim mekanizmalarının zayıflaması riskini de barındırır. Siyaset, bu dengenin sürekli korunmasını gerektirir.

İzmir ve Ege basını açısından baktığımızda tablo farklı bir renge bürünüyor. Bu bölgede siyasi dengeler, ülke geneline göre daha hareketli ve daha parçalıdır. Yerel aktörler, zaman zaman ulusal ittifakların dışında kalabilmekte, kendi dengelerini kurabilmektedir. Bu özgün durum, hem eleştiriyi hem övgüyü hak eder. Eleştiriyi hak eder; çünkü yerel siyaset çoğu kez “Kim, kiminle yan yana duruyor” sorusuna sıkışır. Övgüyü hak eder; çünkü aynı zamanda yerel basın, farklı sesleri ve demokratik tartışmayı yaşatabilen ender alanlardan biridir.

1908’de işbirliği iktidara karşıydı, bugün ise muhalefete karşı…
Dünün sonucu kesin: kopuş ve gerilim.
Bugünün sonucu ise meçhul. Belki sessiz bir çözülme, belki yeni bir siyasi denge.

ESEN KALINIZ.

Paylaş
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
MUHSİN YAZICIOĞLU - 24 Mart 2026 21:43
SESSİZLİĞİN BAYRAMI - 19 Mart 2026 20:10
ÇANAKKALE - 18 Mart 2026 01:04
8 MART; GÜL MÜ, DİKEN Mİ? - 7 Mart 2026 05:10
BİLİM, GÜÇ VE AHLAK - 3 Mart 2026 19:35
MADENLERİMİZ VE DEVLET AKLI - 23 Şubat 2026 00:51
RAMAZAN, AÇLIK DEĞİL YÖNELİŞ - 19 Şubat 2026 20:35
SEVGİLİLER GÜNÜ - 14 Şubat 2026 00:23
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ