DİL GİDERSE MİLLET SUSAR
15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü, dili süslemek için değil; ona sahip çıkmak için vardır.
Türk dili, anaların çocuğuna söylediği ninniyle başlamıştır. Çobanın dağda hayvanına seslenişinde, dedenin torununa anlattığı masalda büyümüştür. Önce söz olmuştur, sonra yazı. Bu yüzden Türk dili halkın dilidir.
Türk dili bir ailedir. Türkiye’de başka, Azerbaycan’da başka söylenir; Kazak bozkırında, Kırgız dağında başka ses verir. Ama kökü birdir, duygusu aynıdır. Ayrı ayrı konuşuruz ama birbirimizi anlarız.
Bugün dilimiz yıpranıyor. Yerli yersiz kullanılan yabancı kelimeler, kısaltmalar, özensiz konuşmalar Türkçeyi fakirleştiriyor. Kelime azalınca düşünce daralıyor. Düşünce daralınca insan susuyor.
Dil sadece konuşmak değildir. Dil, düşünmektir. Dil bozulursa düşünce de bozulur. Düşüncesi bozulan toplum, yönünü kaybeder.
Türk dili tarih boyunca horlanmıştır, itilmiş kakılmıştır. Ama yok olmamıştır. Çünkü onu kitaplardan önce halk yaşatmıştır. Analar, dedeler, sokak, pazar, köy odası yaşatmıştır.
15 Aralık, nutuk atma günü değildir. Doğru konuşma, doğru yazma, kelimeye sahip çıkma günüdür.
Gül güzeldir ama bakılmazsa solar. Dil de böyledir.
Dil giderse millet susar.
ESEN KALINIZ


