EGE'DEN BİR HABER

DEMOKRASİ, DEMOKRASİ, YİNE DE DEMOKRASİ

Feyzullah TURAN

Değerli okurlarım!
Torbalı’ya baktığınızda ne görüyorsunuz? Sadece sanayi değil…
Sadece tarım değil…
Adeta Anadolu’nun mini bir özeti… İzmir’in kıyısından kopup gelenler, Doğu’dan göç edenler, Balkanlardan sığınanlar, Türkmeni var, Kürt’ü var, Arabı, Çerkezi, Yörüğü var, Romanı var, Alevisi Sünnisi, azda olsa çeşitli inançlara ait insanlarımız var.
Hepsi bu topraklarda ekmek arıyor, huzur arıyor.

Kimi fabrikada ter döküyor, kimi tarlada çalışıyor, kimi çarşıda dert anlatıyor.
Ama hepsi “birlikte yaşamak” istiyor.
Bu yüzden diyoruz ki:
Torbalı, küçük bir Türkiye’dir.
Ve bu küçük Türkiye’de yaşanan her şey, Büyük Türkiye’ye ayna tutar.
Demokrasi nasıl olmalı? Demokrasi; yalnızca seçim günü sandığa gitmek değildir.
Demokrasi; komşunun diline, inancına, kökenine bakmadan selam verebilmektir.

Fabrikada aynı vardiyada ter dökenlerin birbirini “biz” bilmesidir.
Torbalı’da, Ayrancılar’da, Pancar’da, Subaşı’nda; aynı sokakta farklı kimliklerle barış içinde yaşamaktır.
Ama ne zaman ki demokrasi, kimlik kartı taşımaya indirgenirse…
Ne zaman ki kardeşlik, çıkar hesabına dönüştürülürse…

İşte o zaman demokrasi hayal olur, güçler savaşına dönen bir ülke içinde yaşamak zorunda kalırız..
Yıllardır, Anadolu toplumları hakkında, kim ne dedi birlikte göz atalım. Öcalan, yıllardır bu ülkenin birliğini etnik ayrılıkçı bir çizgide istismar etti.
Demokrasi adı altında örgüt kurdu, gençleri dağa çağırdı.
Barışı diline doladı ama örgüt silahı bırakmadı.

Erdoğan, 2010’larda demokratik açılım süreciyle bir cesaret denemesi yaptı.
Süreç yanlış ellerde, yanlış muhataplar.ile tıkandı. Barış hayalleri sonunda hendeklere gömüldü.
Bahçeli, hep şu çizgiyi korudu, “Türk Milleti birdir, bölünemez. Demokrasi, Devletin bütünlüğüne düşmanlıkla bir arada yaşayamaz.”

Cumhur İttifakı da bu anlayışla kuruldu ve Sayın Bahçeli Devleti korumak adına ortaklığı devam ettirdi. Devlet olmaz ise hiç bir şeyin olmayacağını hepimiz çok iyi biliyoruz.

Torbalı’da Kürt kökenli bir kardeşimiz de, Manisa’dan gelen bir çiftçi de, Makedonya göçmeni bir işçi de aynı pazarda alışveriş yapıyor.
Çocukları aynı okulda, (yada yan yana okullarda) okuyor. Aynı Mahallede selamlaşıyorlar. İşte demokrasiye giden yolun temel taşları…

Birbirini anlamak, dinlemek, farklılıkları tehdit değil, zenginlik görmek ve zamana uygun olarak geliştirip zenginleştirmek.
“Fatih Sultan Mehmet kadar Türküm, Said-i Nursi kadar Kürdüm.” Sözleriyle, Cennet Mekân Muhsin Başkan’ın ruhu aramızda dolaşıyor. Bu kıymetli söz, Subaşında, Pamukyazı’da, Karakuyu”da, Pancar’da, Anadolu’nun her bölgesinde geçerli bir barış sözü değilmidir?
Torbalı Ovası’nın bereketi gibi, Milletimizin kardeşliği de ekilip biçilmelidir.

Son Söz: Yine de Demokrasi!
Eksik, hatalı, sorunlu olsa da
Kardeşlik, özgürlük ve birlikte yaşama iradesi varsa, yine de demokrasi…
Çünkü demokrasi, Ayrancılar’da bir çay ocağında farklı fikirlerin barış içinde konuşulmasıdır.

Demokrasi, Torbalı’da bir sokak düğününde zeybek ile halayın yan yana oynanabilmesidir.
Bizi bölmek isteyenlere inat,
Birliğimizi bozmak isteyenlere karşı,
Yine de Demokrasi!

24.07.2025
ESEN KALIN

Paylaş
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
GÜCÜN KARANLIKLA SINAVI - 11 Şubat 2026 07:40
SADEDE GELMEK - 1 Şubat 2026 12:19
KIYMETLİ DOSTLAR - 21 Ocak 2026 20:09
SELÂMIN ŞİFASI - 16 Ocak 2026 08:11
ALPEREN MUHSİN YAZICIOĞLU - 31 Aralık 2025 11:38
ŞEHVET, ŞÖHRET VE SERVET - 29 Aralık 2025 05:25
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ