EGE'DEN BİR HABER

SURİYE GERÇEĞİ VE BÖLGEMİZDE SON DURUM

Feyzullah TURAN

Suriye’de SDG ile Şam yönetimi arasında varılan son anlaşma, bazı çevrelerde iyimserlik, bazılarında ihtiyat, bazılarında ise otomatik bir reddiye ile karşılandı.

Ülkemiz için mesele; ne alkışlanacak kadar basit, ne sloganla geçiştirilecek kadar yüzeysel, ne de reddedilecek kadar anlamsızdır.

Bu coğrafyada olan biteni anlamak için temenni değil, hafıza gerekir.

Ülkemiz açısından bu anlaşmanın anlamlı görünen tarafı; sınırın ötesinde yıllardır fiilî bir yapı olan, kontrolsüz, zaman zaman büyük ve bölgeye uzak güçlere taşeronluk eden silahlı bir gücün, istikrarlı ve merkezi bir devlet çatısı altına alınma ihtimalidir.

Eğer gerçekten silahlar bırakılır, örgütsel yapı dağıtılır ve tek bir otoritenin kontrolüne girerse, bu ülkemiz için önemli bir gelişme olabilir.

Ancak şu soruyu da sormak zorundayız:
Ortadoğu’da hangi yapı dağıldı da geri dönmedi ya da kılık değiştirip yoluna devam etmedi?

Asıl tehlike tam da burada başlar.
İsimlerin değişmesi, tabelaların indirilmesi, üniformaların farklılaşması; tehditlerin ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Türkiye’nin yıllardır itiraz ettiği bir yapının, bu kez “meşru” bir zemine taşınarak varlığını sürdürmesi ihtimali görmezden gelinemez.
Devlet aklı niyet okumaz; sonuçlara bakar. Sonuç ortada yoksa ihtiyat elden bırakılmaz.

Dış politikada yapılması gereken açıktır; söylemesi kolay, uygulaması ise zordur.
Aşırı taviz vermeden ABD ve Avrupa ile ilişkileri güçlü tutmak zorundayız.

Batı ile her köprü yakıldığında Türkiye güçlenmiyor, yalnızlaşıyor.
Bunu anlamamak ya safdillik ya da bilinçli körlüktür.
Ne teslimiyetçi bir çizgi ne de Batı’ya öfke siyaseti Türkiye’yi büyütür.

Rusya ve İran meselesinde de aynı yanılgı tekrar edilmemelidir.
Bu ülkelerle ilişkiler ya gereğinden fazla romantize edilmekte ya da gereksiz yere sertleştirilmektedir.

Oysa tarih şunu öğretmiştir:
Bu aktörlerle mesafeyi koruyamayan kaybeder, restleşmeyi alışkanlık hâline getiren bedel öder.

Ülkemizin ihtiyacı yüksek ses değil, sağlam bir denge siyasetidir.

Bütün bunların üzerinde ise hâlâ geçerliliğini koruyan bir ilke vardır ve ne yazık ki son yıllarda en çok ihmal edilen de odur:
“Yurtta sulh, cihanda sulh.”

Bu söz eskimiş bir vecize değildir.
Aksine, bu coğrafyada ayakta kalabilmenin tek mantıklı ve stratejik yol haritasıdır.

İçeride kavga eden dışarıda barış dili kuramaz.
Dışarıda kavga arayan içeride huzuru kaybeder.

Ortadoğu gerçeği acıdır ama nettir.
Bu coğrafyada kalıcı dostluklar değil, geçici çıkar birliktelikleri vardır.

Bugün el sıkışanlar, yarın başka bir masada oturabilirler.
Bu yüzden Türkiye’nin her zaman bir (B) planı, hatta bir (C) planı olmalıdır.
Buna “güvensizlik” diyenler, bu coğrafyayı tanımıyor demektir.

Devletler iyi niyetle değil, hazırlıkla ayakta kalır.

Asıl söylenmesi gereken ise şudur:
Bu meseleler iç siyasette ucuz güç malzemesi hâline getirilmemelidir.

Ülkemiz için hayati öneme sahip konularda ,(Suriye bunlardan biridir) siyasetçilerimizin kullandığı dil, çoğu zaman sorumsuzca sert, çoğu zaman da şaşırtıcı derecede yüzeyseldir.

Günlük oy hesabıyla kurulan cümlelerin, yarın Devletin önüne fatura olarak çıkabileceği unutulmamalıdır.

Dış politika nutuk atma alanı değil; akıl, sabır ve ciddiyet sınavıdır.
Yanlış hesap yapan devletler, halkına ağır bedeller ödetir.

Devlet aklımız;
Ne hayal satacak kadar saf,
Ne de korkuyla köşeye sıkışacak kadar güçsüzdür.

Yanlış hesap yapan devletler, en güçlü olduklarını sandıkları anda en ağır bedeli öderler.

Bugün Suriye’de olan biteni alkışla ya da öfkeyle değil;
soğukkanlı bir devlet aklı ve ciddiyetiyle okumalıyız.

Aksi hâlde;
Coğrafyamızda yapılan hataların telafisi mümkün olmayabilir.

ESEN KALINIZ

Paylaş
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
MUHSİN YAZICIOĞLU - 24 Mart 2026 21:43
SESSİZLİĞİN BAYRAMI - 19 Mart 2026 20:10
ÇANAKKALE - 18 Mart 2026 01:04
8 MART; GÜL MÜ, DİKEN Mİ? - 7 Mart 2026 05:10
BİLİM, GÜÇ VE AHLAK - 3 Mart 2026 19:35
MADENLERİMİZ VE DEVLET AKLI - 23 Şubat 2026 00:51
RAMAZAN, AÇLIK DEĞİL YÖNELİŞ - 19 Şubat 2026 20:35
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ