SESSİZLİĞİN BAYRAMI
Ramazan, insanın sustuğu aydır…
Dil susar…
Nefis susar…
Hevesler susar…
İnsan sustukça, içindeki gürültü diner.
O gürültü çekildikçe, başka bir ses duyulmaya başlar.
O ses, insana ait değildir.
O ses, kalbin derinliğinde yankılanan ilahî hitaptır.
Çünkü Ramazan, sadece aç kalmak değildir.
Ramazan, insanın nefsini susturup kendini sessizliğe hapsetmesidir.
Nefis susturulmazsa, hakikatin sesini duymak kolay değildir.
İnsan arzu ve heveslerinden vazgeçmezse, Ramazan’ın manevi duygusunu hissedemez.
İşte bu yüzden Kur’an, böyle bir iklimde inmeye başlamıştır.
Çünkü insan sustuğunda, Hak konuşur.
Otuz gün boyunca insan, kendi içindeki fazlalığı boşaltır.
Her gün biraz daha eksilir dünyadan…
Her gün biraz daha yaklaşır hakikate…
Ramazan Bayramı, bir aylık bir suskunluğun meyvesidir.
Belki de bu yüzden edebiyatımızda çok yer bulamaz.
Çünkü o, anlatılan değil; yaşanan bir bayramdır.
Kurban Bayramı ise başka bir dilde, gözle görülür, elle tutulur.
Ramazan’da nefis susar…
Kurbanda nefis kurban edilir.
Biri içte bir inkılaptır, diğeri dışta bir teslimiyet.
Ama unutulmamalıdır ki;
susmayı bilmeyen, feda etmeyi de bilemez.
Ramazan’ın o derin sessizliği, en çok Anadolu’da anlaşılır.
Çünkü Anadolu’da din, sözle değil; hâlle yaşanır.
Düşünün…
Bir köy evinde iftar vakti…
Sofralar eksik olsa da gönüller dolu…
“Buyurun” diyenler…
“Önce siz yiyin” diyen analar, babalar…
Sessizce bekleyen çocuklar…
Kimse sabrını anlatmaz…
Ama herkes sabırlıdır.
Bayram sabahı gönül kapıları çok erken açılır.
Bayram, önce gönüllerde başlar.
Küslükler çok konuşulmaz…
Ama uzatılan bir el, söylenmeyen her şeyi anlatır.
Bir şeker, bir sarılma, bir “Hakkını helal et”…
İşte bayram budur.
Anadolu’da bir söz vardır:
“Çocuk, ana babanın izinden gider.”
Çocuk, söyleneni değil; yaşananı öğrenir.
Baba sabrı yaşıyorsa, çocuk sabrı öğrenir.
Anne merhametliyse, çocuk şefkati bilir.
Ramazan’da susan bir evde büyüyen çocuk,
ömrü boyunca sessizliğin terbiyesini taşır.
Bayramda gönül alan bir anne-baba,
çocuğuna bırakılabilecek en büyük mirası bırakır.
İnsanın en iyi eğitimi, yaşadığı hayatıdır.
Bugünün bayramı, yarının insanını yetiştirir.
Hakikat gürültüde kaybolur, sessizlikte bulunur.
Nasihat iz bırakmaz, hayat bırakır.
İnsan için en büyük bayram, nefsini susturup Hakk’ı dinlediği gündür.
ESEN KALINIZ


