ÇÖPLERİN ARASINDA KAYBOLAN VİCDAN
Yerel yönetimler yalnızca hizmet üreten teknik yapılar değil; toplumla kurdukları bağ ölçüsünde insani, vicdani ve ahlaki sorumluluk taşıyan kurumlardır. Belediyecilik; çöp toplamaktan ibaret değildir. Asıl mesele, bir şehirde yaşam kültürünü, kamu sorumluluğunu ve insan onurunu yaşatmaktır.
İzmir’in gözbebeği ilçelerinden Buca’da yaşananlar ise tam tersine işaret ediyor. Özel Buca Tınaztepe Hastanesi çevresinde gözlemim, Buca İlçesinin ne yazık ki nasıl bir sahipsizlik içinde olduğudur. Yollar çöp içinde, kaldırımlar kirden geçilmiyor. Oysa burası, her sabah binlerce öğrencinin, emekçinin, çocuğun geçtiği bir yaşam alanı…
Ne yazık ki mesele sadece çevresel kirlilikten ibaret değil. Buca Belediyesi çalışanlarının 3 aydır maaşlarını ve zam farklarını alamadığı iddiası, işin asıl acı yüzünü ortaya koyuyor. Her sabah gün doğmadan işe çıkan, kentimizi temiz tutmakla görevli temizlik işçileri, ev kiralarını ödeyemez hale gelmişse, orada sadece belediyecilik değil, insanlık da zaafa uğramış demektir.
Bu durum sadece bir hizmet eksikliği değildir; kamu vicdanının kanayan bir yarasıdır.
Çöp toplayan ellerin karşılığı ödenmiyorsa, yönetenin koltuğu değil; sessizliği kirlenmiştir.
Buradan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve özellikle de CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’e sesleniyorum:
Sayın Özel, siz bu toplumda sosyal adaleti savunduğunuz için umut oldunuz. “Halkçı belediyecilik” dediğiniz şey, önce halkın onurunu ve işçinin emeğini korumakla mümkündür. Buca’da yaşananlar; bir ideolojinin, bir siyasi anlayışın değil, bir vicdan meselesinin aynasıdır.
Eğer bugün bir belediye işçisi maaşını alamıyor, Aile yaşamını sürdürmekte zorlanıyor ise,
Eğer bugün bir Bucalı sabah sokağa çıktığında ilk gördüğü çöpler ise,
bunlar sadece belediyecilik sorunu değil, yönetenlerin insanî sorumluluklarını unuttuğunun birer göstergesidir.
Hiçbir siyasi söylem, halkın yaşadığı gerçekliği örtemez.
Hiçbir tabela, bir çocuğun pislik içinde yürüdüğü kaldırımı temize çıkaramaz.
İzmir’imiz, Buca ve tüm İlçeleriyle birlikte çok daha iyisini hak ediyor. İzmir halkı, emeğe saygıyı, temiz bir çevreyi, hakkıyla işleyen bir kamu düzenini hak ediyor.
En önemlisi,
İzmir susarken, vicdanlar konuşmalı.
Çünkü biz biliriz ki,
Gül dikensiz olmaz.
Ama dikenin, çiçekle uyumunu sağlamak, olmazı oldurmak da vicdana, liyakate ve sorumluluğa bağlıdır.
26 Haziran 2025.
HOŞÇA KALINIZ



.elediyelerin birinci görevi halkın esenliğini sağlamaktır.