Her Yağmurda Tıkanıyordu… Bu Kez Bir Can Aldı
Bu bir “doğal afet” haberi değil.
Bu bir ihmal, bu bir umursamazlık, bu bir göz göre göre gelen ölüm hikâyesi.
Pancar altgeçidi her yağmurda tıkanıyordu.
Bunu vatandaş biliyordu.
Bunu bölge esnafı biliyordu.
Bunu belediye biliyordu.
Ama kimse kalıcı bir çözüm üretmedi.
Ve sonuç:
1968 doğumlu Mehmet Ekinci, bir altgeçitte hayatını kaybetti.
Şimdi soruyorum:
Her yağmurda sel basan, defalarca şikâyet edilen, herkesin “buraya bir gün bir şey olacak” dediği bir noktada hâlâ önlem almamak neyin adıdır?
Kader mi?
Şanssızlık mı?
Yoksa açıkça görev ihmali mi?
Son günlerde sosyal medyada çizme giyip yağmur altında poz veren, “sahadayız” görüntüleri paylaşan belediye başkanının Pancar’daki bu altgeçidi unutmuş olması affedilebilir mi?
Sosyal medya için sahada olmak yetmiyor.
Gerçek sorumluluk, kronik sorunları çözmekle olur.
Bugün bakıyorum; Torbalı’da bir anda herkes “gazeteci”, herkes “savunma avukatı” olmuş.
Belediye başkanını aklamak için adeta yarış var.
Neden?
Bu acele savunma hali niye?
Ortada ölen bir insan var.
Bir aile var.
Bir geri gelmeyecek hayat var.
Kimse “kimse suçlu değil” diyerek bu işin içinden sıyrılamaz.
Kimse “aşırı yağış” diyerek sorumluluktan kaçamaz.
Çünkü aşırı yağış yeni değil, ama ihmal yıllardır aynı.
Her yağmurda tıkanan bir altgeçit bu kez can aldıysa, burada sorgulanması gereken şey bellidir:
Bu altgeçit neden hâlâ böyleydi?
Bu sorunun cevabı verilmeden,
Bu ihmaller zinciri açıklanmadan,
Bu ölümün hesabı sorulmadan
hiç kimse rahat konuşmamalı, hiç kimse kimseyi savunmaya kalkmamalı.
Çünkü bugün Pancar’da yaşanan şey,
yarın başka bir altgeçitte, başka bir sokakta, başka bir canın başına gelebilir.
Ve o zaman yine mi “üzgünüz” diyeceğiz?


