Engelliler Üzerinden Kahramanlık Hikâyesi Yazılmaz
Torbalı’da düzenlenen Uluslararası Erişilebilir İstihdam Sempozyumu kulağa hoş geliyor. Avrupa Birliği destekli projeler, uluslararası katılımcılar, akademik sunumlar… Hepsi güzel. Ancak asıl mesele kürsüde kurulan cümleler değil, sahadaki samimiyettir.
Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir sempozyumda yaptığı konuşmada Kırmızı Kafe projesini örnek göstererek “Bu başarıyı ben deneyimledim, fabrika sahipleri de deneyimlesin” dedi. İşte sorun tam da burada başlıyor.
Engelli istihdamı bir “deneyim” değildir. Bir belediye başkanının kişisel başarı hikâyesi hiç değildir.
Bu mesele vicdan meselesidir. Bu mesele uzmanlık meselesidir. Bu mesele insan onuru meselesidir.
Şov Değil, Sorumluluk
Engelli bireyler siyasi vitrin değildir. Alkış alınacak bir sosyal sorumluluk dekoru hiç değildir. Onlar bu toplumun eşit yurttaşlarıdır.
14 özel gereksinimli bireyin bir kafede istihdam edilmesi elbette kıymetlidir. Ancak bunu sürekli kürsüden anlatıp kişisel başarıya dönüştürmek doğru değildir. Çünkü engelli istihdamı bir proje fotoğrafı değil, uzun vadeli bir sistem işidir.
Seçim dönemlerinde verilen sözler ne oldu? Kaç engelli birey belediyede kalıcı ve güvenceli istihdam edildi? Kaç iş yerine somut teşvik modeli oluşturuldu? Kaç aileyle düzenli çalışma yürütüldü?
Bu soruların cevabı alkıştan daha değerlidir.
Engelli Demek, Eksik Demek Değildir
Zihinsel ya da gelişimsel farklılıkları olan bireyler “yardım edilmesi gereken kişiler” değil; doğru destekle üretken, zeki ve yüksek sosyal beceriye sahip bireylerdir. Onlara yukarıdan bakan dil, en büyük engeldir.
Bu alanda uzmanlaşmış eğitimciler, psikologlar, iş koçları ve ailelerle ortak politika üretmek gerekir. Belediyecilik; mikrofon başında iyi konuşmak değil, sahada sürdürülebilir model kurmaktır.
Uluslararası Sempozyum, Yerel Gerçek
Sempozyum, Ege Üniversitesi iş birliğiyle yapıldı. Avrupa’dan temsilciler geldi. Güzel. Peki Torbalı’da yaşayan engelli ailelerin günlük hayatındaki somut değişim ne?
Engelli istihdamı üzerinden prim yapılmaz. Bu alan kibri kaldırmaz. Hele ki “ben deneyimledim” diyerek kahramanlık cümleleri kurmak hiç yakışmaz.
Bu şehirde özel gereksinimli bireyler var. Bu şehirde onların aileleri var. Ve onlar alkış değil; planlı, uzman destekli, sürdürülebilir çözümler istiyor.
Engelliler üzerinden başarı hikâyesi yazılmaz.
Onlarla birlikte eşit bir gelecek inşa edilir.
Gerisi sadece kürsü konuşmasıdır.


