Dernekler Kimsenin Arka Bahçesi Değildir
Değerli okurlarım, kıymetli Siverekli hemşerilerim;
Biliyorsunuz dernekçilik benim hassasiyetimdir. Çünkü dernekler memleket hasretinin giderildiği, birlik ve beraberliğin güçlendiği, kültürün yaşatıldığı yerlerdir. Bu yüzden yaşanan her gelişmeye hem bir gazeteci hem de bir dernek üyesi olarak duyarlılıkla yaklaşırım.
Geçtiğimiz günlerde Ege Bölgesi Şanlıurfalılar Federasyonu binasında gerçekleştirilen Siverekliler Derneği kongresi sonrasında birçok hemşerimizden mesajlar ve telefonlar aldım. Bazı üyeler kongreden haberlerinin olmadığını, sürecin yeterince duyurulmadığını ifade ettiler. Tepkilerini dile getiren hemşerilerimizin bu hassasiyetini önemsiyorum. Çünkü dernekler üyeleriyle güçlüdür.
Ben de kongredeydim. Doğrusunu söylemek gerekirse benim de son anda haberim oldu. Protokolde değerli bürokratlar, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının kıymetli isimleri vardı. Ancak mesele kişisel değil, ilkeseldir.
Burada altını çizmek istediğim konu şudur: Dernekler Kanunu açıktır. Dernekler; siyasi partilerin arka bahçesi, propaganda alanı ya da siyasi rekabet zemini değildir. Elbette her bireyin bir siyasi görüşü olabilir. Buna saygımız sonsuzdur. Ancak kurumsal kimlik ile siyasi kimlik birbirine karıştırılmamalıdır. Dernek çatısı altında herkes eşittir.
Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda bir siyasetçiye plaket verilmesi konusu da tartışma yarattı. Ben şahsen derneklerin mümkün olduğunca siyasi görüntüden uzak durması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü derneğin kapısından içeri giren her üye farklı bir görüşe sahip olabilir. Önemli olan ortak paydanın Siverek olmasıdır.
Kongre sırasında bazı üyeler söz alarak ikinci bir listenin olduğunu ve yeterli bilgilendirme yapılmadığını ifade etti. Bu tür itirazların daha dikkatli değerlendirilmesi, ileride oluşabilecek kırgınlıkların önüne geçer. Demokrasi sadece sandık değil, aynı zamanda şeffaflık ve katılımdır.
Şunu da açıkça ifade edeyim: Dernek Başkanı Mahmut Kemal Genç ile kişisel bir sorunum yoktur. Kendisine karşı bir tavrım da yoktur. Hatta yeniden bir seçim olsa yine destek verebilirim. Ancak mesele kişiler değil, usuldür. Usul doğru olursa sonuç zaten kimseyi rahatsız etmez.
Ben bir gazeteci ve dernek üyesi olarak bütün siyasi partilere eşit mesafedeyim. Bizim derdimiz ayrıştırmak değil, birleştirmektir. Derneklerimiz ne kadar kapsayıcı, ne kadar şeffaf ve ne kadar hukuka uygun hareket ederse o kadar güçlenir.
Unutmayalım; dernekler şahısların değil, toplumundur.
Birliğimizi koruyarak, kırmadan, dökmeden, hukuka uygun şekilde yol almamız hepimizin faydasınadır.
Saygılarımla



