EGE'DEN BİR HABER

BU ALTILIDAN Bİ FOK OLMAZ

Nezih VAROL

Ülke siyasetinde iki konu kafaları tırmalıyor!

1’incisi; her bir vatanadaşa refah, bolluk ve bereket vaad eden AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan, iktidarının ilerleyen yıllarında neden vatandaşı açlık sınırı altındaki asgari ücrete mahkum etti ve sadece 5’li iş gurubu ile yandaşlarını zengin etmeyi seçti?

2’ncisi; Erdoğan ve 5’li iş gurubunun muadili olarak ortaya çıkan 6’lı, rakibinin genetik kodlarını taşıdığı halde neden farklıymış gibi davranıp vatandaşın aklını karıştırıyor?

Zira, yasal bir parti olan, TBMM’de gurubu bulunan, milletvekillerine Türk halkının vergilerinden elde edilen Türk Devleti’nin kasasından maaş verilen, içlerinden bazılarının TBMM Başkanlığı bile yaptığı HDP’yi, aynı AKP gibi neden anti-demokratik duruşla dışlıyor?

Zira, açlık sınırı altında yaşam savaşı veren emekçilere 4 bin 250 lirayı layık gören AKP’ye kafa tutuyormuş gibi yapıp, neden “Asgari ücret 5 bin lira olsun” gibi önerilerle halkla dalga geçiyor, mücadele kırıcılığı yapıyor, tükenen umutların dibine kibrit suyu döküyor ve neden “Asgari ücreti insanca yaşam seviyesine yükselteceğiz, 10, hatta 15 bin lira yapacağız” diyemiyor?

Zira, erken veya zamanında veya dünya hali bu, savaş çıkabilir, deprem olabilir, geç de yapılabilecek bir seçim olacağı halde, neden insanca, mertçe, onurluca adayını açıklamıyor, siyaseti adam gibi yapmıyor, enseye tokat, arkaya parmak hesabına dönüştürüyor?

Öyle bir 6’lıki, 2’si AKP eski kurmayı, yani Erdoğan’dan sonraki yöneticiler, biri AKP’li Başbakan, diğeri AKP’li Bakan, 1’i AKP’nin de içinden çıktığı Milli Görüş’ün Belediye Başkanı, 1’i şimdiki Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP eski kurmayı, benzer görüşlere Bakanlık da yapmış, 1’inin alacağı tek oy da muhtemelen kendisinden gelecek.

Tüm bunların arasında, yani kurtlar sofrasında O var; Ekmeleddinci, Muharremci, Abdullahcı, ama asla kendinci olamamış, rakibi tarafından “Bay Kemal” olarak çağırılan, bu nedenle ezikliği olan, ezik olduğu için kendi partisinin Cumhurbaşkanı adayına da aynı ağzı kullanarak “Gel bakalım Muharrem” diyen bir zavallı.

Cumhuru, Milleti, 5’lisi, 6’lısı derken bir ülkenin içine edip, Kurtuluş Savaşı vermiş, 7 düvele meydan okumuş, bize işleyen fabrikalar, bereketli ovalar, yemyeşil dağlar, masmavi denizler bırakmış atalarımızın kemiklerini sızlatmaya hakkınız var mı?

Bir de sağcısı, solcusu, godoşu, son dönemde çevresi kılığına girmiş, bir konuşmalar, bir havalar, dersin bu ormanları yakan, tarım alanlarını talan eden, yerine otel, saray tarzı villa, konak, yalı yapan, yapanları bulmayan, bulsa da gerekli cezaya çarptırmayan bunlar değil!

O zaman yeri gelmişken korunması gereken bir yaban hayatı üyemiz Akdeniz Foku’ndan da söz edelim;

Sevimli, cana yakın ve enerjik davranışlarıyla öne çıkan Akdeniz fokları insanlarla iletişim kurma eğilimi gösterirler, ama insanlara güvenen tüm diğer masum hayvanlar gibi belalarını bulurlar.

Fok, kısmet, para ve sağlığın simgesiymiş, örneğin; falda fok görmek, yoğun hisler yaşayacağınız bir döneme gireceğinize işaret ediyormuş, kahve fincanında fok şeklinin çıkması, bekar kişiler için kısmetinin açılacağına işaretmiş.

Rüyada fok görmek de, genel anlamı ile güzel ve iç açıcı olan bir haberin yolda olmasına yorumlanıyor, hoş veya iyi bir haber almak üzere olduğunuzu sembolize ediyor, bu mutlu haberin moralinizi yükselteceği ve sizi neşeli bir havaya sokacağı rivayet ediliyor.

Yok aslında birbirinizden farkınız, bir fok kadar da değeriniz.

Perşembe’nin gelişi Ekmeleddin’den bellidir.

Sizden de bi fok olmaz.

Paylaş
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ