Halkın Sesi Olmak Kolay Değil
Değerli okurlarım,
Biz gazeteciler ve köşe yazarları, toplumun sesi ve vicdanı olma sorumluluğunu taşırız. Kalemimiz bazen alkış alır, bazen de sert eleştirilere maruz kalır. Ne yazık ki çoğu zaman kimseye yaranamayız. Çünkü doğruyu söylemek, her dönemde rahatsız edici olmuştur.
Bir kesimi memnun ettiğinizde, diğer kesimi karşınıza alırsınız. Susarsanız vicdanınız, yazarsanız hedef tahtası olursunuz. Ancak gazeteciliğin özü tam da burada başlar: Güçlünün değil, haklının yanında durabilmekte.
Bizler kişilere ya da makamlara göre değil, gerçeğe göre yazarız. Yanlışı alkışlamak kolaydır; zoru seçip doğruyu savunmak ise bedel ister. Bu bedel bazen yalnızlık, bazen baskı, bazen de itibarsızlaştırma olur.
Yine de kalem susmamalıdır. Çünkü sustuğu anda kaybeden sadece gazeteci değil, toplumun kendisi olur. Gazetecilik, yaranmak için değil; gerçeği anlatmak için yapılır.
Seçim dönemleri, siyasetin en çok konuştuğu, en çok söz verdiği zamanlardır. Torbalı’da yapılan son belediye seçimlerinde de bütün adaylar meydanlarda, mahallelerde, kahvehanelerde vatandaşla buluştu; projelerini, hayallerini, vaatlerini anlattı. Sandıktan CHP adayı Sayın Övünç Demir galip çıktı.
Ancak aradan yaklaşık üç yıl geçti.
Bugün okurlarımızdan, emeklilerden, engelli vatandaşlardan, esnaftan ve gençlerden aynı soruları duyuyoruz:
“Başkana ulaşamıyoruz.”
“Verilen sözler ne oldu?”
“Projeler neden hayata geçmedi?”
Bu soruları soranlar muhalefet değil, bu ilçede yaşayan Torbalı halkıdır. Gazeteci olarak görevimiz de tam burada başlıyor. Vatandaşın sesini duyurmak.
Seçim döneminde verilen sözlerin tamamının kısa sürede gerçekleşmesi elbette mümkün olmayabilir. Ancak iletişimsizlik, şeffaflık eksikliği ve sessizlik, halkta hayal kırıklığı yaratır. Özellikle geçim sıkıntısı yaşayan emekliler, günlük hayatta daha fazla destek bekleyen engelliler ve geleceğe umutla bakmak isteyen gençler, yerel yönetimden somut adımlar görmek istiyor.
Biz bu satırları yazarken kimseyi hedef almak, karalamak ya da kötülemek niyetinde değiliz. Amacımız; soruları sormak, beklentileri hatırlatmak ve kamuoyunun sesi olmak. Ne yazık ki bugün geldiğimiz noktada, bu soruları dile getiren gazeteci “kötü adam” ilan ediliyor.
Oysa unutulmamalıdır ki;
Basın sustuğunda değil, konuştuğunda topluma fayda sağlar.
Eleştiri düşmanlık değil, demokrasinin gereğidir.
Sayın Başkan’a çağrımız nettir:
Torbalı halkı sizden cevap bekliyor.
Verilen sözlerin hangi aşamada olduğunu, nelerin yapıldığını ve nelerin neden yapılamadığını açıkça anlatmanızı istiyor.
Biz sormaya devam edeceğiz.
Çünkü bu sorular bizim değil, halkın sorularıdır.


