ÇEŞME’DE HAFRİYAT İDDİALARI: LAL DENİZLİ, BU SORULARA CEVAP VERİN!
Değerli okurlarım;
Bu yazının konusu ne siyaset polemiği ne de boş bir tartışma. Konu doğrudan doğruya Çeşme’nin doğasıdır.
Ve bugün Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli’ye, Çeşme Belediyesi yönetimine ve belediye iştiraki Alataş A.Ş.’ye açık açık soruyorum: Ayayorgi’de ne oluyor?
Çeşme’nin çeşitli noktalarına hafriyat döküldüğü, bu noktalardan birinin Ayayorgi olduğu ve bölgeye yaklaşık bin tona yakın hafriyat bırakıldığı yönünde ciddi iddialar gündemde.
Daha da önemlisi, bu iddiaların merkezinde Hatip Kalkan Hafriyat adıyla anılan şirket ve şirket sahibi Hatip Kalkan bulunuyor. İddialara göre Hatip Kalkan’ın sahibi olduğu Hatip Kalkan Mimarlık İnşaat Hafriyat Otelcilik Turizm ve Ticaret Limited Şirketi çeşitli noktalara hafriyat dökümüyle ilişkilendiriliyor.
Asıl Mesele: Belediye İştirakinde Yönetim Rolü
Hatip Kalkan’ın aynı zamanda Çeşme Belediyesi iştiraki Alataş A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi olduğu bilgisi kamuoyuna yansıyor. Bu yönetim yapısına ilişkin bilgiler daha önce basına da yansımış durumda.
Şimdi ben soruyorum: Bu nasıl bir belediyecilik anlayışıdır?
Bir tarafta çevreyi koruduğunu söyleyen bir belediye…
Diğer tarafta hafriyat dökümü iddiaları…
Ve bu iddiaların içinde adı geçen şirketin sahibi olduğu belirtilen bir kişinin belediye iştirakinin yönetiminde bulunması…
Bunun açıklaması yapılmalıdır! Lal Denizli çıkıp halka anlatmalıdır.
Tutanak Var mı, Denetim Yapıldı mı?
Hatip Kalkan’ın şirketi hakkında belediyenin elinde herhangi bir tutanak var mı?
Zabıta ve çevre denetimleri yapıldı mı?
Hafriyatın kaynağı tespit edilip araçlar kontrol edildi mi?
Herhangi bir idari yaptırım uygulandı mı?
Varsa açıklayın! Yoksa yine açıklayın! Çünkü belediye yönetmek, zor sorular geldiğinde susmak değildir.
Çeşme Belediyesi’nin kendi 2023 faaliyet raporunda bile yıl içerisinde 13 hafriyat dökümünün tespit edildiği, bunların 9’u hakkında encümen kararı alındığı ve toplam 151.108,44 TL para cezası uygulandığı görülüyor. Yani hafriyat meselesi Çeşme açısından yeni bir mesele değil.
O halde bugünkü sorumuz daha da net: Bugün Ayayorgi’deki iddialar konusunda ne yapıldı?
Alataş Sıradan Bir Şirket Değildir
Sayın Lal Denizli; sizin belediyenizin internet sitesinde Alataş, belediye şirketleri arasında açıkça yer alıyor. Belediye meclisi kayıtlarında da Alataş A.Ş. ile ilgili sermaye artırımları ve belediye taşınmazlarının şirkete ayni sermaye olarak devrine ilişkin kararlar bulunuyor.
Yani Alataş sıradan bir şirket değil; belediyeyle doğrudan bağlantılı bir yapıdır. Bu nedenle Alataş yönetiminde bulunan bir kişinin şirketi hakkında çevre ve hafriyat konusunda ciddi iddialar gündeme geldiğinde, belediye yönetiminin vereceği cevap çok daha kritiktir.
Çünkü burada mesele yalnızca Hatip Kalkan meselesi değildir. Mesele Lal Denizli yönetiminin şeffaflığıdır. Mesele Alataş A.Ş.’nin nasıl yönetildiğidir. Mesele Çeşme Belediyesi’nin çevre denetimlerinin ne kadar etkin olduğudur.
Ticari Ortaklık İddiaları ve Kamuoyu Merakı
Bir de kamuoyuna yansıyan Emrecan Durmaz – Hatip Kalkan arasındaki geçmiş ticari ortaklık iddiası var:
Bu iddia doğru mudur?
Doğruysa ortaklık ne zaman başlamış ve ne zaman bitmiştir?
Pay devri yapılmış mıdır, yapıldıysa kime yapılmıştır?
Ve en önemlisi: Hatip Kalkan’ın Alataş A.Ş. yönetimine gelmesinde Emrecan Durmaz’ın herhangi bir rolü olmuş mudur?
Bunlar benim uydurduğum sorular değil, kamuoyunun bilmek istediği sorulardır. Kimse çıkıp gazeteciyi suçlamaya kalkmasın; sorulara cevap verin!
Çünkü çevre söz konusu olduğunda parti ayrımı yapılmaz. CHP’li belediye de olsa, AK Partili belediye de olsa, MHP’li belediye de olsa aynı kural geçerlidir: Çevreyi kirleten varsa hesap sorulmalıdır. Belediye yönetimi içinde herhangi bir çıkar çatışması ihtimali varsa araştırılmalıdır. İddia doğru değilse belgeler ortaya konulmalı, doğruysa gereği yapılmalıdır. Bu kadar basit!
Çeşme’nin Koyları Kimsenin Babasının Malı Değildir
Ayayorgi kimsenin hafriyat döküm alanı değildir. Çeşme’nin doğası şirketlerin, siyasetin veya belediye iştiraklerinin arasında kaybolacak kadar değersiz değildir.
Buradan açıkça söylüyorum: Lal Denizli yönetimi bu soruların altında kalmamalıdır.
Çıkın açıklayın:
Hatip Kalkan’ın şirketiyle ilgili işlem yaptınız mı?
Ayayorgi’de hafriyat dökümü tespit ettiniz mi?
Yaklaşık bin ton olduğu ileri sürülen hafriyatın kaynağını araştırdınız mı?
Tutanak tuttunuz mu, ceza kestiniz mi, kamu kurumlarına bildirdiniz mi?
Alataş A.Ş. yönetimindeki Hatip Kalkan konusunda herhangi bir inceleme yaptınız mı?
Emrecan Durmaz ile Hatip Kalkan arasındaki geçmiş ticari ilişki iddiasını araştırdınız mı?
Ve son soru: Çeşme Belediyesi gerçekten çevreyi koruyor mu, yoksa çevrecilik sadece söylemden mi ibaret?
Çeşme halkı cevap bekliyor. Ben de gazeteci olarak soruyorum: Lal Denizli, bu sorulara ne cevap verecek?
Çünkü söz konusu olan bir siyasi makamın itibarı değil, Çeşme’nin doğasıdır. Ve doğa söz konusu olduğunda susmak da bir cevap değildir.
Şehmus GÜMÜŞTAŞ
Gazeteci – Köşe Yazarı






























